Acı Soslu Karides Şiş Izgara – Baharatlı, orijinal, çekici bir atıştırmalık

Karidesi çocukluğumdan beri çok severim. İçinde karides olan yemekler ve atıştırmalıklar hep favorim olmuştur. Misafirlerimin de karides sevdiklerini duyunca, hele de acılı ve baharatlı yemeklere her sofralarında yer verdiklerini öğrenince, acı soslu bu karides menümde kaçınılmaz bir şekilde yerini aldı. Halk arasında ‘böcek’ de denilen bu deniz mahsulünü aslında ayıklaması ve temizlemesi oldukça zahmetli, ama bir o kadar da lezzetli bir yiyecek. Neyse ki ben temizlenmiş, ayıklanmış ve hatta hafif de kaynatılmış ve dondurulmuş olarak satılanlardan alıyorum. Tazesi kadar lezzetli oluyor mu? Hayır, ama şartlar böyle gerektirince fazla da yapacak bir şey yok. Türkiye’de yetiştiriliyor mu bilmiyorum ama birçok deniz ülkesinde ‘jumbo’ tabir edilen iri boyutta, genelde kuyruğu üzerinde bırakılarak temizlenen ve kuyruğundan tutularak yenilen bir cinsi de mevcuttur.

Kızartması, salatası, güveci ve hatta sadece haşlanıp sosu batırılarak da tüketilen bu güzellik, ızgarada pişmiş ve hele de şişe takılmış olarak gelince sofraya, tadından yenmez bir hal aldı, benden söylemesi :)

Allrecipes websitesinden alınmıştır.

IMG_3438

Malzemeler:

  • 1 kilo kadar ayıklanmış, temizlenmiş karides (iri boy, kuyrukları üzerinde bırakılmış olanlardan olabilir, ben küçük boy kuyruksuz olanlardan kullandım)
  • 250 ml (1 su bardağı) zeytinyağı
  • ¼ su bardağı doğranmış maydanoz
  • 1 limonun suyu
  • 2 çorba kaşığı acı biber sosu (markette hazır satılanlardan, ama evde yoksa bir çorba kaşığı kadar acı pul biber de kullanabilirsiniz)
  • 3 diş dövülmüş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 2 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Tercihen bambu şişler

Yapılışı:

Büyükçe bir karıştırma kabında zeytinyağını, maydanozu, limon suyunu, acı sosu, sarımsağı, domates salçasını, kekiği, tuzu ve karabiberi karıştırın. Az bir miktarını pişerken fırçayla üzerine sürmek için ayırın. Kalan sosu karidesleri de koyduğunuz bir buzdolabı torbasına doldurun, karıştırın ve torbanın ağzını bağlayın. İki saat buzdolabında marine olmasını bekleyin.

Izgaranızı ısıtın ya da yakın. Karidesleri bambu şişlere dizin. Hafifçe yağladığınız ızgarada her bir tarafı 4-5 dakika pişirin. Pişirirken arada karideslerin üzerine daha önce ayırdığınız sostan sürün. Karideslerin şeffaf pembe rengini kaybetmemesine özen gösterin. Bu yüzden çok fazla ızgarada kalmasın, 4 ya da maksimum 5 dakika pişmesi için yetecektir. Afiyet olsun.

Milföy Kafesinde Tavuk Güveç – Davet sofralarınıza layık

Davet sofraları dostlarla bir araya gelmenin en lezzetli halidir. Sohbet eşliğinde yemek yemenin tadına doyulmaz. Rahmetli annem yemek yapmayı da misafir ağırlamayı da çok severdi. Büyük bir zevkle ve özenle sofralar hazırlardı birbirinden leziz yemekleriyle.

Bugün Amerika’da Noel kutlanırken biz de tatil gününden istifade Hintli arkadaşlarımızı yemeğe davet ettik ve çoluk çocuk çok keyifli bir öğleden sonra geçirdik. Acıya ve baharata düşkün olduklarını bildiğim için yemeklere biraz da fazladan acı ekledim.

Önceden sorup öğrendiğime göre dana eti tüketmediklerini bildiğim için tavuk etiyle yapabileceğim görünümü ile iştah kabartacak bir yemek arayışına girdim. Hayattayken de olduğu gibi canım anneciğim yine imdadıma yetişti. Annemin benim için hazırladığı tarif defterlerinden birinde bu tavuk güveç yemeğini gördüm. Lezzet tam yerindeydi, ancak görünümü için birazcık daha etkiye ihtiyacım vardı ve o da tamamen benim hayalgücüme kalmıştı. Sonuçta aşağıdaki tarif çıktı ortaya. Çok uğraştırıcı olmayan, aksine çocukların da yardımıyla zevkle yapılan bir yemek bu. Üstelik herkesin hem görünümüne, hem de lezzetine hayran kalması da garanti.

IMG_3439

Malzemeler:

  • Güveç sayısı kadar milföy hamuru
  • Küp küp doğranmış 500gr tavuk göğsü
  • Yine küp küp doğranmış ve tavuktan çok olmayacak miktarda mantar
  • 1 adet yemeklik doğranmış soğan
  • 3 diş sarımsak
  • 4-5 sap yeşil soğan
  • 2-3 adet yeşil biber
  • 3-4 orta boy domates
  • 2 çorba kaşığı elma sirkesi
  • 1 çorba kaşığı sodyumu düşük soya sosu
  • Zeytinyağı
  • Güveç kaplarını yağlayacak kadar tereyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • Tuz-karabiber
  • Arzuya göre yarım çorba kaşığı acı pul biber

Yapılışı:

Öncelikle tenceremize zeytinyağını alalım ve yemeklik doğranmış soğanları hafifçe pembeleşinceye kadar kavuralım. Tavukları ekleyelim ve suyunu salıp tekrar çekene kadar ara ara karıştırarak pişirelim. Bu arada yeşil soğanları, biberleri ve sarımsağı ince ince kıyalım. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayıp hazırda bekletelim. Tavuklar suyunu çekmeye yakın önce sarımsakları ekleyelim. 1-2 dakika çevirdikten sonra mantarları ekleyelim ve yine yemeğimiz sulanıp suyunu çekene kadar pişirmeye devam edelim. Yeşil soğanları ve biberleri de ekleyelim, 3-4 dakika daha pişirmeyi sürdürelim. En son domatesleri ekleyelim ve tuzunu, karabiberini ayarlayalım, biraz daha pişirmeye devam edelim. Ocağı kapatmadan 2 dakika önce sirkesini ve soya sosunu da ilave ederek karıştıralım ve ocağı söndürelim.

Yemeğimizi güveçlere bölüştürüp üzerine milföy hamurundan kafeslerimizi yerleştirmeden önce oda sıcaklığına inmesini beklemenizi tavsiye ederim, çok şart değil ama sıcak yemeğin üzerinde milföylerin hamur olması riskinden kurtulmuş olursunuz böylelikle. Yemeğimiz oda sıcaklığına inince güveç kaplarımızı tereyağı ile yağlayalım ve büyükçe bir tepsiye dizelim. Her bir kaba 2-3 kepçe yemeğimizden bölüştürelim. Milföy hamurlarını 7-8 şerit olacak şekilde keselim ve resimde görüldüğü gibi güveçlerin üzerine kafes örelim.

IMG_3436

Hamurların üzerine fırçayla yumurta sarısı sürelim ve önceden 200C (400F) derecede ısıtılmış fırına tepsiyle koyalım. Milföylerin üzeri kızarana kadar yaklaşık 15 dakika pişirelim, isterseniz son 2-3 dakika sıcaklığı üzerlerinden de verebilirsiniz. Kişi başına bir güveç gelecek şekilde servis edelim. Sıcak servis edilen bir yemek olduğu için daha rahat olur diye ayrı bir tabağın üzerinde servis etmeyi uygun görüyorum. Afiyet olsun.

IMG_3441

Davet menüm:

Kış Rüyası Pastası – Soğuk bir pasta tadında

Bu kadar uzun bir süre ara vermiş olduğuma inanamıyorum, zaman uçup gitmiş sanki. Beklettiysem çok özür dilerim. Bu arada o kadar çok şey oldu ki… Halbuki ben en son blogumun 4. ayını yine damla sakızlı bir tarifle kutlamaya hazırlanıyordum. Gecikmeli de olsa o tarif işte geliyor. Umarım beni affedersiniz.

IMG_3409

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağından iki parmak eksik un
  • 2 çorba kaşığı buğday nişastası
  • 1 su bardağından iki parmak eksik şeker
  • 1 çay kaşığı dövülmüş damla sakızı
  • 1 paket petibör bisküvi
  • Arzuya göre dilimlenmiş badem ya da dövülmüş fındık
  • Tarçın

Yapılışı:

Derin bir tencerede tereyağını eritin, unu ve nişastayı katıp kavurmaya başlayın. Hafif kokusu çıkıp rengi dönmeye başlayınca yavaş yavaş sütü ekleyin, hızla çırpın, topaklanmasa iyi olur ama topaklansa da sorun değil, sonradan el blenderi ile karıştıracağız. Süt ısınmaya başlayınca şekerini ekleyin. Karıştırmaya devam edin. Kaynayıp koyulaşınca ocağı kapatıp damla sakızlarını ekleyin ve karıştırın. Muhallebi hafif ılınırken buzluğa dayanıklı bir kaba, ki bu kap kare ya da dikdörtgen olursa iyi olur, streç film yayın. Muhallebiyi ara ara karıştırın, kaymak tutmasın ve hatta topaklanmaları gidermek ve kolay dilimlenmesini sağlamak için el blenderi ile karıştırın. Ilınan muhallebiden ince bir tabaka halinde kaba biraz dökün ve üzerine bir sıra bisküvi döşeyin. Bisküvilerin üzerine badem serpiştirin ve biraz da tarçın serpin. Muhallebiden bir kat daha dökün ve bisküvi döşeyin. Badem ve tarçın da serpin, en son kat muhallebiyi dökün ve kabı buzluğa kaldırın. Buzlukta iki saat beklettikten sonra uygun büyüklükte bir servis tabağına tatlınızı streç film yardımıyla ters çevirin. En üstüne de biraz tarçın ve badem serpin, dilimleyip servis yapın. Afiyet olsun.

Kısır – Herkesin favorisi

Kısır Türkiye’de bayanların kabul günlerinin vazgeçilmez ikramıdır. Yörelere göre farklılıklar gösterir ama ana malzemeleri genelde aynıdır. Günümüzün vejateryan sofralarında da yerini alır, zira protein ve lif deposu bulgurla sebzelerin bir ara gelmesinin en güzel halidir kısır. Ayrıca damak tadına ve arzuya göre başka malzemeler eklenerek daha da zenginleştirilmeye çok uygundur. Daha önce nohutlu, mısırlı, quinoa’lı kısırlar da yaptım ve davetlerde tattım. Ama ben bugün size annemin yaptığı gibi en sade haliyle bir kısır tarifi vermek istiyorum.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı ince bulgur (#1 bulgur diye de geçer)
  • 2 su bardağı sıcak su
  • 2 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 çorba kaşığı acı biber salçası (fazla acı olmasın derseniz daha az da koyabilirsiniz)
  • 3 orta boy kabukları soyulmuş domates
  • 3 orta boy salatalık
  • yarım demet maydanoz
  • yarım demet tereotu
  • 4-5 sap taze nane
  • 7-8 tane taze soğan
  • Tuz-karabiber
  • Sumak
  • Yarım limon suyu (ekşiyi çok severseniz bir bütün limonun suyu da olabilir)
  • Yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
  • Sarıp yemek için taze marul yaprakları

Yapılışı:

Öncelikle sıcak suyun içine domates ve biber salçalarını ezip karıştıralım, tuzunu ekleyelim. Büyük bir salata kasesine bulguru ölçüp koyalım ve üzerine salçalı sıcak suyu dökelim. Kapak kapatıp 15-20 dakika bulgurun kabarmasını bekleyelim. Bu arada domatesleri, salatalıkları, soğanı, maydanoz, tereotu ve naneyi yıkayıp doğrayalım. Ben kuru soğan koymuyorum, ama yeşil soğanı bol tutuyorum, arzu ederseniz kuru soğan da koyabilirsiniz. Kuru soğanı küçük küçük doğrayıp bir süzgeçte tuzla ovun ve 10 dakika bekletin, sonra yıkayıp ekleyin kısıra. Böylece soğanın acısı çıkar, biraz da yumuşar.

Bulgurun kapağını açıp bir çatal yardımıyla havalandırarak karıştırın. Zeytinyağının yarısını ekleyip iyice bastıra bastıra karıştırın. Sonra yıkayıp doğradığınız sebzeleri ekleyin. Arzunuza göre karabiber ve sumak ekleyin. Tadına bakıp biraz daha tuz ekleyebilirsiniz. Zeytinyağının geri kalanını ve limon suyunu da ekleyin. İyice karıştığından emin olun ve kapağını tekrar kapatıp bir 10-15 dakika dinlendirin. Servis yapmadan önce tekrar karıştırın ve dilerseniz domates ya da limon kabuklarıyla ve marullarla üzerini süsleyin. Bir süsleme önerisi de dilimlenmiş salatalık turşusu olabilir. Afiyet olsun.

Badem Soslu Tavuk – Keramet sosunda…

Kavrulmuş kuruyemiş kokusu çocukluğumun en tatlı kokularındandır. Yaşadığımız şehirlerde hep bir tane çok sık ziyaret ettiğimiz kuruyemişçimiz olurdu. İceriye adımımı atar atmaz kavrulmuş kuruyemiş kokusuyla sarmaş dolaş olmaya bayılırdım. Badem de bu kuruyemişlerden biriydi. Çiğ bademle kavrulmuş bademin tatları ne kadar da farklı olur birbirinden, hiç fark ettiniz mi?

Tıpkı diğer çerez arkadaşları fındık ve fıstık gibi bademin de faydaları saymakla bitmiyor. En çarpıcı olanları: beden ve zihin yorgunluğuna iyi gelmesi, kalp krizi riskini azaltması ve kan şekerini düzenlemesi özellikleri olarak sayılabilir. Böyle sayısız yararları olan bu kuruyemişin, özellikle antioksidan etkisi yanında yine sayısız faydası olan zerdeçal ve sarımsakla birleştiğini düşünün. İşte bugünkü tarifimizin sosunda bu malzemeler var ve bu sos tavukla harika bir uyum yakalıyor gerçekten de. Artık lafı çok uzatmadan tarife göz atalım diyorum.

epicurious.com‘dan uyarlanmıştır.

Malzemeler:

  • Kemikli ya da kemiksiz tavuk eti (dört but ve bir kemikli göğüs kullandım ben)
  • 3/4 su bardağı file badem
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 6 diş sarımsak
  • 4 ince dilim tost ekmeği
  • 2 ½ su bardağı sebze suyu
  • 1/2 su bardağı sıcak su
  • 1 küçük soğan
  • 1 çorba kaşığı un
  • Ayrıca yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 2 tepeleme (Türk) çay kaşığı zerdeçal
  • Tuz-karabiber

Yapılışı:
Öncelikle orta boy bir tavada iki çorba kaşığı zeytinyağı ve bir çorba kasığı tereyağını kızdıralım ve bademleri kavurmaya başlayalım. Bademlerin hafif rengi dönmeye başlayınca, yaklaşık 3-4 dakika sonra, bir tabağa serdiğimiz kağıt havlunun üzerine alıp yağını süzdürelim.
Aynı tavaya kabuklarını soyduğumuz bütün sarımsakları ve küp küp kestiğimiz tost ekmeklerini alalım. Ekmek dilimlerini önce ekmek kızartma makinesinde kızarttım biraz. Böylece tavada sarımsaklarla aynı anda kızarmış oldular, zira tavada ekmeklerin kızarmasını beklerken sarımsaklar yanabilir. Ekmekleri sarımsaklarla birlikte tavada 5 dakika çevirelim ve hemen mutfak robotuna alalım. Bademlerin 2/3′sini süsleme amaçlı ayırıp 1/3′ini de mutfak robotuna ekleyelim ve sebze suyu, tuz, karabiber ve zerdeçalı da ilave edelim. Bu malzemeler kıvamlı bir karışım haline gelene kadar robotta karıştıralım.
Fırına da girebilen (şart değil, tencereden fırın kabına da aktarabilirsiniz) büyükçe bir tencereye yarım çay bardağı kadar kızartmaya uygun zeytinyağını koyalım ve tuzlayıp karabiberlediğimiz tavuk parçalarını alt üst ederek yaklaşık 12 dakika orta hararetli ateşte kızartalım. Bu kızartma işlemini tavukların pişmesinden çok, mühürlenip mevcut sularını içinde barındırmaları için yapıyoruz. Üstelik bu işlem, tavukların yemek içinde salacakları çiğ kokuyu da bir nebze azaltacaktır. Önlü arkalı mühürlenen tavukları bir tabağa alıp aynı tencereye küçük doğradığımız soğanları koyalım ve yüksek ateşte kenarları hafifçe karamelize olana kadar 5-6 dakika kavuralım. Soğanların üzerine unu serpip bir-iki dakika kavuralım ve üzerine tavukları koyalım. Kenarda beklettiğimiz badem sosumuzu da ekleyelim. Sos kaynayana kadar kapak açık, sos kaynadıktan sonra kapak kapalı çok kısık ateşte yemeğimizi 15 dakika pişirelim. Tencerenin kapağı kapalı olarak (kapak fırına girmiyorsa folyoyla kapatarak) 350F (175C) derecede ısıtılmış fırına alıp 20 dakika daha pişirelim. Bu fırınlama işlemi tavukların yumuşacık pişmesini garantileyecektir. Fırından çıkınca tavukları servis tabağına alıp daha önce kavurup bir kenara ayırdığımız bademleri üzerine serpip servis yapalım. Yanına sebzeli pirinç pilavı çok yakışıyor. Afiyet olsun.

Tavada Kolay Su Böreği – Klasik bir lezzete zahmetsiz ulaşmanın yolu

Yumuşacık, mis gibi kokan, fos fos kabarmış bir su böreğini kim sevmez değil mi? Lakin hepimizin bildiği gibi sıfırdan su böreği yapmak zahmetli iştir, keşke vakit olsa da yapsak. Böyle bir vakit ve imkansızlık dahilinde su böreğinden de mahrum kalacak değiliz, değil mi ama? :) pekala pratik, kolay, zahmetsiz bir yolu vardır. İşte bugün o yoldan bahsedeceğim sizlere. Üstelik bu böreği yapmak için fırınınızı çalıştırmanıza bile gerek yok ;)

Uzun ve keyifli bir pazar günü kahvaltısı için ya da aniden gelen misafir için kısa sürede hazırlanacak bu börek en fazla 20 dakikanızı alacak.

 

Malzemeler:

  • 5 adet oval yufka ya da 3-4 adet yuvarlak yufka
  • 1 yumurta
  • 1 ½ çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı su
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • böreğin içine peynir ve doğranmış maydanoz

Yapılışı:

Burada ‘uzun yufka’ diye satılan oval yufkaları kullandım ben, ama tabii ki yuvarlak yufka ile de yapılır. Yuvarlak yufkaları ikiye kesmenizi tavsiye ederim. Yumurtayı, zeytinyağını, eritilip ılıtılmış tereyağını ve suyu iyice çırpalım. Böreğimizin içi için maydanozu kıyıp peynirle karıştıralım. Her bir yufkayı düz bir zemine serip hazırladığımız sulu karışımla iyice ıslatalım. Tavada böreğin üzerini kaplayacak kadar birkaç parça yufkayı ayıralım. Bu parça yufkaları en üste koyacağız ki sarmaladığımız rulo böreğimiz pişerken dağılmasın. Yufkaların geniş kenarına içten koyup rulo yapalım ve orta boy, tereyağı ile yağlanmış bir tavaya ortasından başlayarak sarmal bir biçimde yerleştirelim.

Rulo yapma esnasında yufkaları sardıkça sulu karışımla ıslatalım ve tavaya yerleştirdikten sonra da elimizle hafifçe bastırarak üstlerini de sulu karışımla ıslatalım. Yufkalar bitince ve tava dolunca ayırdığımız parça yufkaları en üste koyalım ve karışımdan kaldıysa böreğin üzerine dökelim ve hafif böreğin üzerini geçecek şekilde tavaya soğuk su ekleyelim. Beş dakika öylece bekletelim ve börek kaymasın diye elimizle tutarak fazla suyunu dökelim.

Tavayı ocağa koyup birkaç defa bir servis tabağı yardımıyla alt üst edelim ve her iki yüzünü kızartalım.

Parça yufkalar alta gelecek şekilde servis tabağına alalım ve sıcak servis yapalım. Afiyet olsun.

Haşhaş Tohumlu Kolay Pasta – Kolay mı kolay, leziz mi leziz

Haşhaş tohumunu bilirsiniz: miniminnacık siyah taneler. Genelde tuzlu hamurişlerinin üzerinde süsleme olarak karşımıza çıkan bu tohumlar bu sefer hafif ve kolay bir tatlıya eklenmiş minik detaylar olarak karşımızda. Lezzet olarak pek bir katkıları olmasa da görünüm olarak bir hoşluk yarattıkları kesin. Ayrıca bu yumuşak kekin içinde belli belirsiz bir çıtırlık da yaratıyorlar.

Sıvılarla karıştırılan hiçbir hazır toz gıdayı eve sokmuyorum. Hazır çorbalar, hazır kek karışımları, birtakım soslar, kahve kremaları ve krem şanti tozları gibi. Krem şantiyi evde yapmak çok kolay ve eğlenceli, özellikle çocuklarla; tamamen sıvı olarak çırpılmaya başlanan kremanın çırpıldıkça katılaşmasını seyretmek bir kimya deneyini görmek gibi oluyor onlar için :) Evinizin güvenli ortamında, katkı maddelerinden uzak hazırladığınız kremanızın hazır satılan krem şantiden hiç de farklı olmadığını göreceksiniz.

Her ne kadar keki şerbetlense de bu tatlı hafifliğiyle insanı şaşırtan cinsten. Şeker ve un oranının fazla olmayışı da tabii ki bu hafifliğe katkıda bulunuyor. Zaman darlığında da kolayca hazırlanacak bir tatlı bu. Ayrıca küçük büyük herkesi memnun edeceğinden hiç şüpheniz olmasın.

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • yarım su bardağı süt
  • yarım su bardağı siyah haşhaş tohumu
  • 1 çorba kaşığı tepeleme kabartma tozu (bir paket)
  • 1 tatlı kaşığı sıvı vanilya özü

Şerbeti için

  • 1 ½ su bardağı şeker
  • 2 su bardağı su

Üzeri için

Ev yapımı krem şanti:

  • 2 ½ su bardağı sıvı krema (Amerika için heavy cream)
  • 5 çorba kaşığı pudra şekeri

 Yapılışı:

Öncelikle şerbetimizi kaynatalım. Suyu ve şekeri bir tencere alıp beş dakika kaynatıp ateşten alalım, soğumaya bırakalım. Tatlımıza şerbeti soğuk olarak dökeceğiz.

Haşhaşlı kekimizin hamurunu hazırlayalım: Yumurtaları şekerle köpürünceye kadar çırpalım. Sıvıyağı (ben zeytinyağı kullandım), unu, kabartma tozunu, irmiği, vanilyayı ve haşhaş tohumlarını ekleyip iyice karıştıralım. Sütü de ekleyerek normal kek hamurundan daha koyuca bir karışım elde edelim, sütü yavaş yavaş yedirelim karışıma.

Yağlanmış orta boy dikdörtgen bir tepsiye hamurumuzu yayalım, gözünüze ince görünebilir, merak etmeyin, kabaracaktır :) 360F (180C) derecede ısıttığımız fırında 35 dakika pişirelim. Kürdan testiyle pişip pişmediğini anlayabilirsiniz, keke batırdığınız kürdan temiz çıkıyorsa pişmiştir. Fırından çıkar çıkmaz bir çatalla kekimize delikler açalım. Oluşacak görüntü önemli değil, çünkü hazırlayacağımız krema üzerini kapatacak. Soğumuş olan şerbeti eşit şekilde kekin üzerinde gezdirelim ve kekin şerbeti tamamen çekmesini bekleyelim. Bu arada üzerine krema olarak kullanacağımız ev yapımı krem şantiyi hazırlayalım. Sıvı kremayı bir karıştırma kabına alıp içine pudra şekerini koyalım. Mikserle krema katılaşana kadar çırpalım. Ilınmış ve şerbeti tamamen çekmiş kekin üzerine kremayı eşit bir şekilde yayalım. Ben üzerini sade bıraktım, böyle hoş göründü gözüme, ama arzu ederseniz süsleme de yapabilirsiniz üzerine. Tercihen bir gece ya da en az 3 saat buzdolabında dinlendirelim. Afiyet olsun.