Muhallebili Kemalpaşa Tatlısı – İyi ki doğdun annem!

Bugünün benim hayatımda ve blogumun yayın hayatında anlamı çok büyük. Bugün, rahmetli annemin doğumgünü ve onun güzel hatırasını yaşatmak için başlattığım blogun da ikinci yıldönümü. Annem yaşasaydı 66 yaşında olacaktı ve eminim benim hayatımda herşey bugün olduğundan çok daha farklı olacaktı. Bir insan, annesini kaybedince kaç yaşında olursa olsun illa ki öksüz kalıyor. Hayatın mutlak gerçeğini tokat gibi hissediyor yüzünde. Değiştiremeyeceği bu gerçek karşısında, keşkeler okyanusunda nefessiz kalıyor. Tutunacak o dal hiç çıkmıyor karşısına, yüzeye çıkıp alınacak o nefese hiç gelmiyor sıra. Tek teselli, yaşanmışlıklar oluyor; geriye kalanlar, biriken hatıralar. Ben bugün dönüp baktığımda yaklaşan bayramın da etkisiyle annemin bayram sofraları geliyor gözümün önüne. Birbirinden leziz yemeklerin ardından annemin kendi elleriyle açtığı, her bayramda aynı mükemmelliği ile kendine hayran bırakan ev baklavası gelirdi masaya. Bu bayramda da ev baklavası tarifim yok maalesef – belki başka bir bayramda olur – ama sizlere farklı, yine de bildiğiniz bir tatlı önerim var. Hem de yazın sıcağında ferahlatıcı ve zahmetsiz oluşuyla ilginizi çekebilir.

20140723-092058-33658414.jpg

Blogun yıldönümü münasebetiyle içinde damla sakızı olan bir tarif paylaşıyorum bugün ve diyorum ki anneciğim, uzaklarda bir yerde, yanıbaşında babamla birlikte doğumgününü kutluyorsun biliyorum, ben de bugün burada senin için bir mum yakacağım; iyi ki doğdun anneciğim!

Malzemeler:
– bir paket Kemalpaşa tatlısı
– bir litre süt
– 6 çorba kaşığı toz şeker
– 4 çorba kaşığı un
– 2 çorba kaşığı nişasta
– 3-4 küçük parça damla sakızı
– bir tatlı kaşığı sıvı vanilya
– bir çorba kaşığı tereyağı

20140723-092318-33798342.jpg

Yapılışı:

Kemalpaşa tatlısı, paketinin üzerindeki tarife göre yapılır. Delikli kepçe ile şerbeti süzdürülüp soğuması için bir tepsiye alınır. Muhallebi için un, nişasta ve şeker sütün içine karıştırılıp pişirilir. Koyulaşmaya başlayınca ezilen damla sakızları muhallebiye eklenir ve ocak kapatılır. Beklemeden vanilya ve tereyağı da eklenir, ve hızlıca çırpılır. Çırpma işlemini el blendırı ile yaparsanız tatlıyı daha kolay kesebilirsiniz. Kemalpaşa tatlıları arzu edilen bir servis kabına alınır. Bu kap, büyük bir borcam tepsi de olabilir, ya da birkaç tane tatlıyı bir arada koyabileceğiniz küçük kaseler de olabilir. Karıştırılarak ilk sıcağı giderilen muhallebi, Kemalpaşa tatlılarının üzerine dökülür. Bir gece buzdolabında bekletilir ve ister dilimleyerek, ister kaseler tabağa ters çevrilerek üzeri şam fıstığı ya da hindistan cevizi ve yahut tarçın ile süslenerek soğuk olarak servis edilir. Afiyet olsun.

Mozaik Pasta – Kırk yılda bir

Mozaik pasta ile kimilerinin aşk, kimilerinin nefret ilişkisi vardır; bunu baştan kabul edelim. Bu aşk-nefret meridyeninde ben ortalarda bir yerdeyim sanırım. Annemin mozaik pastasını hayal meyal hatırlıyorum. Zannediyorum ki çocukluğumun mutfağında çok popüler bir tatlı değildi. Ama misafir olarak oturduğumuz hemen hemen her sofrada mevcuttu bir zamanlar. Bu yönüyle çocukluğumda bir izi vardır diyebilirim. Benim çocuklarımın ise en sevdiği tatlılardan biri mozaik pasta, ama itiraf ediyorum, sıklıkla yapmaktan da çekindiğim bir tatlı. “Kırk yılda bir” kategorisinde yerini almasının birkaç nedeni var. İlki ana malzemelerden biri olan bisküvinin hazır oluşu. Eee ne var bunda, değil mi? Çok şey var, şöyle ki: Bisküviler, içerdikleri koruyucu, margarin ve katkı maddeleriyle çok sık tüketilmesinde fayda olmayan besinler. Bir diğer neden ise bu tatlının tam bir çikolata bombası olması. “Kendi vereceği tarifi neden daha en baştan bu kadar kötülüyor acaba” diye düşünüyorsunuz şu anda, biliyorum. Arada sırada yapılacak tatlılar listesinde olması gereken bu tatlıyı size dürüstçe anlatabilmek niyetim sadece. Zaten ne geldiyse başıma dürüstlükten gelmedi mi bu hayatta? Olsun varsın. Siz bu tatlıyı yapın bir ara, şöyle güzel demlenmiş çayınızı da alın yanına, kırk yılda bir değil mi sonuçta?

20140404-225624.jpg

Malzemeler:

- 2 su bardağı süt
– yarım su bardağı pudra şekeri
– 3 çorba kaşığı kakao
– 2 çorba kaşığı buğday nişastası
– 1 su bardağı parçalanmış bitter çikolata
– yarım su bardağı şam fıstığı içi
– bir büyük paket petibor bisküvi

Yapılışı:
Tencerede pudra şekerini, kakao ve nişastayı karıştıralım, sütü yavaş yavaş ekleyerek karıştıralım. Ocağı yakalım, karıştırmayı hiç bırakmadan puding gibi pişirelim. Pudingin ısısı artarken çikolataları ekleyip tamamen erimesini sağlayalım. Derince bir karıştırma kabında bisküvileri çok küçük olmayacak şekilde kıralım. Şam fıstıklarını ekleyip karıştıralım. Üzerlerine hazırladığımız çikolatalı pudingi döküp iyice karıştıralım. Donmaya dayanıklı dikdörtgen bir kaba alüminyum folyo serip kabın şeklini alacak şekilde bastıralım, kabın üzerini kapatacak şekilde kenarlarından folyoyu sarkıtalım. Aluminyum folyonun üzerine pastamızı dökelim, kenardan sarkan folyoyu da üzerine kapatalım. Oda sıcaklığına inince buzluğa kaldıralım. En az üç saat dondurup düz bir tabağa pastamızı ters çevirerek alalım ve dilimleyerek servis yapalım. Afiyet olsun.

>

Muzlu Puding – En doğalını evde yapmak varken

Siz de benim gibi hazır toz karışımlardan puding yapmayı sevmiyorsanız ve özellikle çocuklarınıza mümkün olduğu kadar ev yapımı besinler yedirmeyi tercih ediyorsanız, bu tarif tam size göre diyebilirim. Hani bazı tarifler vardır, “neden daha önce denememişim” dedirtir insana, bu da o tip tariflerden işte. Çabucak ve kolayca ortaya çıkan bu pudingi denediğinizde bana hak vereceksiniz. Doğallığı kadar lezzetiyle de içinize sinecek bu pudinge özellikle evin küçük üyeleri bayılacak.

20140309-220305.jpg
Malzemeler:
6 kişilik
– 2 su bardağı yağlı süt
– 1/2 su bardağı toz şeker
– 1/4 su bardağı buğday nişastası
– 4 yumurta sarısı
– 2 orta boy muz
– 1 çay kaşığı sıvı vanilya özü
– 1 çorba kaşığı tereyağı (şart değil)
– istenirse servis sayısı kadar petibör bisküvi

Yapılışı:
Yumurta sarılarını, şekeri ve nişastayı çırpalım. Sütü ekleyelim, tencereyi ocağa koyalım. Topaklanırsa sorun değil, el blendırı (ya da mikser) bize o konuda yardımcı olacak. Bir tam, bir yarım muzu bir tabakta ezelim ve muzun kararmasına izin vermeden tencereye hemen ekleyelim. Çırpıcı ile pudingimizi karıştırmaya devam edelim. Biraz koyulaşmaya başlayınca el blendırı (ya da mikser) ile hafif hafif karıştıralım ve pürüzsüz bir hale getirelim. Kaynayıp tamamen koyulaşınca vanilyayı ekleyip, pudingi karıştırıp ocağı kapatalım. Servis kaselerinin dibine isterseniz birer petibör bisküvi, üzerine de yarım kalan muzu dilimleyip koyalım ya da sadece muz koyabilirsiniz. Pudingi kaselere bölüştürelim. Oda sıcaklığına inince buzdolabına kaldıralım, en az 4 saat bekletelim. Afiyet olsun.

Meyveli Donmuş Yoğurtlu Tatlı – Yaz sıcağında yenebilecek en güzel şeylerden biri

Sıcak! Çok sıcak!! Bugünlerde Güney Kaliforniya yılın en kavurucu günlerini geçiriyor. Bu sıcakta ancak soğuk tatlılar yenilir dedim ve “The Casserole Queens”te gördüğüm frozen yogurt tarifini denemeye karar verdim. “Frozen yogurt”, bir çoğumuzun bildiği gibi dondurmaya en sağlıklı alternatif olarak kabul ediliyor. Hafif kekremsi tadıyla dondurmadan farklılaşan bu tatlıyı, Türkçe’ye “donmuş yoğurt” olarak çevirmek mümkün, tabii daha iyi bir çeviri isim bulunana kadar:) İçinizi ferahlatacak bu tatlıda süzme yoğurt şeker ve meyvelerle tatlandırılıyor ve en ortasına muzlar diziliyor. Böylece bir nevi “banana split” havası da yakalanmış. Uzun lafın kısası, yazın son sıcak günlerini atlatırken yenebilecek en güzel şeylerden biri bu tatlı.

photo 4

Malzemeler:

The Casserole Queens‘ten alınmıştır.

  • 3 orta boy muz
  • 1 su bardağı ezilmiş ananas (tenekede hazır ezilmiş olarak satılan organik ananas kullandım)
  • 1 su bardağı süzme yoğurt
  • 5 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 ½ su bardağı sıvı krema
  • ¼ su bardağı donmuş ya da taze vişne
  • 400 gr çilek
  • 1 çorba kaşığı şekersiz kakao
  • ¼ su bardağı çikolata sosu
  • Arzuya göre süslemek için üzerine istenilen miktarda çikolata sosu

Yapılışı:

Tatlımızı dondurulmaya uygun 20 x 10 ebatlarında (ya da bu boyuta yakın uzun ve ince bir kap) dikdörtgen bir kapta yapacağız ve öncelikle kabımızı parşömen kağıdı ile ya da aluminyum folyo ile kaplıyoruz. Parşömen kağıdı ya da aluminyum folyo kabın kenarlarından üzerini kaplayacak kadar sarkmalı. Üzerini kaplamayacağız ama kabın içinden tatlımızı çıkartırken sarkan parçalar bize yardım edecek.

Mutfak robotumuzda ananasları, süzme yoğurdun ücte birini ve iki çorba kaşığı şekeri püre haline getiriyoruz. Büyükçe bir kaba alıyoruz bu karışımı. İçine yarım su bardağı sıvı kremayı ekliyoruz ve mikser yardımıyla katılaşana kadar çırpıyoruz. Kabımıza bu karışımı üç kattan birincisini oluşturacak şekilde döküyoruz. Dondurucuda en az 15 dakika donduruyoruz.

Gelelim ikinci kata: temizlenmiş mutfak robotunda bu sefer vişneleri, çilekleri, yoğurdun üçte birini ve bir çorba kaşığı toz şekeri karıştırıyoruz. Pürüzsüz bir hale gelince büyükçe bir kaba alıyoruz. İçine yine yarım su bardağı sıvı kremayı ekliyoruz ve mikser yardımıyla katılaşana kadar çırpıyoruz. Krem şanti kıvamını yakalayınca buzluktan çıkardığımız kabımıza ikinci bir kat olarak döküyoruz. Katların eşit miktarda olması kesildiğinde göze hitap etmesi açısından önemli ama olmazsa da çok büyük bir sorun değil. Kabımızı tekrar buzluğa koyuyoruz ve üçüncü katı hazırlamaya başlıyoruz.

Temizlenmiş mikserle kakaoyu, çikolata sosunu ve kalan üçte bir su bardağı yoğurdu çırpıyoruz. İçine kalan yarım bardak sıvı kremayı ekleyip kıvamı artana kadar çırpmaya devam ediyoruz. Buzluktaki kabımızı en az 15 dakika sonra çıkarıp çilekli-vişneli karışımdan oluşturduğumuzu ikinci katımızın içine kaba sığabilecek şekilde uzun uzun kesilmiş muzları batırıyoruz. Üçte ikisi  karışıma bulanacak şekilde muzların üzerlerine hafifçe bastırıyoruz. Üçüncü kat olarak en üste hazırlamış olduğumuz çikolatalı katı döküyoruz. En az 4 saat ama ideali bir gece buzlukta tutarak donduruyoruz.

Servis yapamadan 5-10 dakika önce buzluktan çıkarıyoruz tatlımızı. Aluminyum folyo ya da parşömen kağıdı ile tatlının arasına bir bıçak sokarak hafif hafif etrafını dönüyoruz ki tatlı kaptan biraz gevşesin. Yanlardan sarkan parçaları kullanarak tatlıyı kaptan çıkarıp uzunca bir servis tabağına ters çeviriyoruz ve kağıdı ya da folyoyu alıyoruz. Böylece ananaslı kat en üstte ve çikolatalı kat en altta kalmiş oluyor. Islak ve keskin bir bıçakla tatlıyı bir hamlede dilimliyoruz (yoksa benimki gibi en altta biraz parçalanmalar olabilir). Arzuya göre üzerine çikolata sosuyla servis yapıyoruz. Afiyet bal şeker olsun.

photo 1

Kış Rüyası Pastası – Soğuk bir pasta tadında

Bu kadar uzun bir süre ara vermiş olduğuma inanamıyorum, zaman uçup gitmiş sanki. Beklettiysem çok özür dilerim. Bu arada o kadar çok şey oldu ki… Halbuki ben en son blogumun 4. ayını yine damla sakızlı bir tarifle kutlamaya hazırlanıyordum. Gecikmeli de olsa o tarif işte geliyor. Umarım beni affedersiniz.

IMG_3409

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağından iki parmak eksik un
  • 2 çorba kaşığı buğday nişastası
  • 1 su bardağından iki parmak eksik şeker
  • 1 çay kaşığı dövülmüş damla sakızı
  • 1 paket petibör bisküvi
  • Arzuya göre dilimlenmiş badem ya da dövülmüş fındık
  • Tarçın

Yapılışı:

Derin bir tencerede tereyağını eritin, unu ve nişastayı katıp kavurmaya başlayın. Hafif kokusu çıkıp rengi dönmeye başlayınca yavaş yavaş sütü ekleyin, hızla çırpın, topaklanmasa iyi olur ama topaklansa da sorun değil, sonradan el blenderi ile karıştıracağız. Süt ısınmaya başlayınca şekerini ekleyin. Karıştırmaya devam edin. Kaynayıp koyulaşınca ocağı kapatıp damla sakızlarını ekleyin ve karıştırın. Muhallebi hafif ılınırken buzluğa dayanıklı bir kaba, ki bu kap kare ya da dikdörtgen olursa iyi olur, streç film yayın. Muhallebiyi ara ara karıştırın, kaymak tutmasın ve hatta topaklanmaları gidermek ve kolay dilimlenmesini sağlamak için el blenderi ile karıştırın. Ilınan muhallebiden ince bir tabaka halinde kaba biraz dökün ve üzerine bir sıra bisküvi döşeyin. Bisküvilerin üzerine badem serpiştirin ve biraz da tarçın serpin. Muhallebiden bir kat daha dökün ve bisküvi döşeyin. Badem ve tarçın da serpin, en son kat muhallebiyi dökün ve kabı buzluğa kaldırın. Buzlukta iki saat beklettikten sonra uygun büyüklükte bir servis tabağına tatlınızı streç film yardımıyla ters çevirin. En üstüne de biraz tarçın ve badem serpin, dilimleyip servis yapın. Afiyet olsun.

Damla Sakızlı Rulo Muhallebi – Hasretle yaşamak

Bir süredir sesim soluğum çıkmıyor değil mi? Çünkü taşındık. Halihazırda rekor sayıdaki taşınmalarımıza bir yenisini daha ekledik böylece. Neyse ki çok yakına taşındığımız için nispeten daha az sancılı bir taşınma oldu bu seferki. İyi yönünden bakılacak olursa evdeki fazlalıktan kurtulmak için taşınma en iyi bahane. Hem ne demişler, ‘tedbil-i mekanda ferahlık vardır’ :)

Bugün blogumun açılışının üçüncü ayı dolarken yine damla sakızlı bir tarifle buradayım. Böyle bir gelenek oldu artık. Özel günlerde ya da misafirleriniz için şık görünümüyle etkileyici olacak bir tatlıyla uzun süren sessizliğimi bozuyorum. Buna benzer bir tarife eminim internette bir yerlerde rastlamışsınızdır, ama ben gördüğüm birkaç farklı tarifi yine kendime göre yorumladım ve belirgin farklılıklar yaptım.

Mutfağımda pişen herşeyde olduğu gibi bu muhallebide de yine anılar gözümün önünden geçti gitti. Annem, her muhallebi yaptığında tencerenin dibini kaşıkla sıyırmaktan büyük zevk alırdım. Şimdilerde fark ediyorum da annem, tencerenin dibinde kalması gereken muhallebiden biraz daha fazlasını bırakırmış benim için meğerse. İşte buna benzer çocukluğuma ait detayları hatırladıkça her gün koyulaşan bu hasret, burnumun direğini daha da bir şiddetli sızlatıyor. Hasrete alışmak mümkün müdür? Vuslatının olmadığı bir hasretle yaşamayı öğrenmek peki? Halbuki anneme babama olan hasretimin on yıllık bir mazisi var, ama bir gün kavuşmanın rahatlığı yok artık. En azından alıştığım, bildiğim şekilde bir kavuşmanın. Sanırım ben böyle bir hasretle yaşamayı öğrenmekte acemiyim hala. 16 ay değil, 16 yıl geçse de bu böyle olacak.

 

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • 1 su bardağından iki parmak eksik buğday nişastası
  • 2  yemek kaşığı un
  • 1 ½ su bardağı şeker
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı silme dövülmüş damla sakızı
  • 1 su bardağı rendelenmiş hindistan cevizi
  •  1 su bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 çay kaşığı tarçın

Yapılışı:

Derince bir tencereye tereyağını alın, eritmeye başlayın, unu ve nişastayı ekleyin, sadece 2-3 dakika kavurun. Üzerine sütü ilave edin, çırpıcıyla karıştırın, topaklanma olursa endişe etmeyin. Şekeri de ilave edin ve yavaş yavaş karıştırmaya devam edin. Muhallebiniz koyulaşmaya başlayınca altını kısın ve bir taşım kaynatıp ateşten alın. İçine damla sakızını da ekleyip mikserle ya da el blenderi ile iyice karıştırın. Böylelikle hem topaklanma olduysa ondan kurtulmuş olacaksınız, hem de katılaşınca kesmeniz daha kolay olacak.

Muhallebi biraz dinlenirken cevizi fazla küçük parçalar olmayacak şekilde dövün, ben biraz iri parçalı seviyorum cevizi bu tür tatlılarda. Tarçını cevize ekleyip kenara alın, beklesin. Dikdörtgen bir tepsiye yağlı kağıt serin ve üzerine hindistan cevizini eşit bir şekilde yayın. Muhallebiyi hindistan cevizinin üzerine yine eşit bir şekilde dökün. Tamamen oda sıcaklığına inmesini bekleyin ve tarçınlı cevizi de muhallebinin üzerine gezdirin.

Dikkatlice yağlı kağıdın da yardımıyla muhallebiyi rulo haline getirin, altındaki yağlı kağıdı üzerine kapatın. Kağıt durmazsa tepsinin kenarına kağıdı mandallarla tutturun. Rulo yapılmış muhallebinizi, tercihan bir gece, ama benim gibi aceleniz varsa en az 4 saat buzdolabında bekletin.

Dilimleyip servis yapın. Afiyet olsun.

Kadayıflı Yalancı Tavuk Göğsü Tatlısı – Hem farklı hem tanıdık

Yeni tariflere meraklı olduğumu söylemiş miydim? :) İşte yeni bir tarif daha geliyor ama tanıdık iki lezzeti bir araya getirişiyle aslında bir o kadar da bildiğiniz bir tatlı. Üstte ve altta karamelize şeker ve cevizle birleşmiş kıtır kıtır kadayıf, arasında damla sakızının karşı konulmaz tadına bulanmış sütün en tatlı hali. Evet, evet, siz bu tatlıyı biliyorsunuz :) ama benimle beraber yeniden keşfediyorsunuz. Hafif oluşu karşısında beni hayrete düşüren ve çok hoşuma giden bu tatlı eminim sizin de çok hoşunuza gidecek.

Blogumun ikinci ay dönümü olan bugün yine damla sakızlı bir tarif paylaşmış olmaktan dolayı mutlu olduğumu da söylemeden geçemeyeceğim, sanırım bu bir geleneğe dönüşecek. İlgi gösteren herkese teşekkür ederim. Ben bu son iki ayda çocukluğumdaki annemin mutfağına hem tatlı, hem buruk bir yolculuğa çıktım. Lezzetli yemekler ve tatlılarla birlikte anıları da hatırladım, ve sizinle paylaştım. Anılardaki yemeklerin yanı sıra bugünkü gibi yeni tarifleri de paylaştım ve paylaştıkça kendimi çok iyi hissettim. Aynı zamanda geleceğin mutfaklarına da parmağımın ucuyla bile olsa dokunduğumu hissediyorum ve bu da bana ayrı bir haz veriyor. Devamının da gelmesi dileğiyle…

 

Malzemeler:

  • 250 gr kadayıf
  • 3 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 ½ çay bardağı toz şeker
  • yarım su bardağı dövülmüş ceviz

Tavuk göğsü muhallebisi için

  • 1 litre süt
  • 4 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı un
  • 3 çorba kaşığı pirinç unu
  • 1 su bardağından iki parmak eksik toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı vanilya
  • 1 çay kaşığı dövülmüş damla sakızı

Yapılışı:

Öncelikle yalancı tavuk göğsü muhallebisini hazırlayalım: Derince bir tencerede tereyağını eritelim, unu ve pirinç ununu kavurmaya başlayalım. Hafifçe pembeleşmeye başlayınca sütü yavaş yavaş ekleyelim ve hiç durmadan çırpıp topaklanmadan karışmasını sağlayalım. Topaklaşırsa da sorun değil, çünkü en son işlem olarak muhallebiyi el blendırı ile karıştıracağız. Tencereye toz şekeri de ekleyelim ve muhallebi koyulaşıp kaynayıncaya kadar karıştırmaya devam edelim. Kaynamaya başlayınca iyice dövüp ölçtüğümüz bir çay kaşığı damla sakızını ilave edelim ve hemen ocağı kapatıp vanilyayı da ekleyelim. El blendırı ile muhallebiyi bir-iki dakika karıştıralım ki topaklanan yerler varsa açılsın ve tatlımızı muhallebisi bozulmadan dilimleyebilelim. Muhallebiyi ılınması için bir kenara alalım.

Kadayıfları elimizde minik minik olacak şekilde parçalayalım. Genişçe bir tavada tereyağını eritelim, kadayıfı ekleyip karıştırarak kavurma işlemine başlayalım. Kadayıf yağ ile iyice karışınca toz şekeri de tavaya ekleyelim ve tamamen eriyip hafifçe karamelize olana kadar karıştırmaya devam edelim. Kadayıfın rengi dönmeye başlayınca cevizi de ekleyelim ve iyice karamelize olmaya başlayan şekerli kadayıfla iyice karışmasını sağlayalım. Rengi çok da fazla koyulaşmadan biraz daha karıştırıp ocaktan alalım. Renginin çok koyulaşmasına izin vermeyin; zira şekerin yanması iyi olmaz ve kadayıfın çok kavrulması da tatlınıza acımtırak bir tat verir.

Kenarları yüksek bir servis kabına kadayıf karışımının yarısını alalım ve eşit bir şekilde yayalım. Üzerine, ara ara karıştırarak hem ılınmasını sağladığımız, hem de kaymak tutmasına engel olduğumuz muhallebimizin tamamını dökelim ve yine eşit bir şekilde yayalım. İsterseniz tepsinizi iki yanında tutup çok yavaş bir şekilde iki yana sallayarak muhallebinin yüzeyinin eşitlenmesini sağlayabilirsiniz. Tavuk göğsü muhallebimizin üzerine kalan kadayıfı dökelim ve muhallebiyi bozmadan üzerini düzeltelim. Buzdolabında en az üç saat bekletip dinlendirelim, dilimleyip servis yapalım. Afiyet olsun.

Fırın Sütlaç – Süt kokulu bir güzellik

Sütlacı kim sevmez değil mi? Bizim evin en çok sevilen sütlü tatlısıydı sütlaç. Sade sütlacın tadı ayrı, fırında yapılanın tadı ise apayrıdır. Sade sütlaca yumurta sarısı konmaz, fırınlanmaz ve üzerine tarçınla servis yapılır. Fırın sütlaç ise üzerinin kızarmış ve hatta hafifçe yanmış görünümüyle son derece davetkardır, hele de güveç kaplarında yapıldı mı görüntü tamamlanır, lezzetine de doyum olmaz. Lafı fazla uzatmadan bu süt kokulu güzellikle sizi başbaşa bırakıyorum:)

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • Yarım su bardağından bir parmak eksik pirinç
  • 1 su bardağı su
  • Yarım bardaktan bir parmak eksik ılık su
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 çorba kaşığı nişasta
  • 1 yumurta sarısı
  • Yarım paket (yarım çorba kaşığı) vanilya

Yapılışı:

Pirinci yıkayın, bir bardak su ile suyunu çekene kadar haşlayın. Pirincin üzerine süt ve şekeri ekleyin, kaynatmaya başlayın. Nişasta ve yumurta sarısını yarım bardaktan az ılık su ile çırpın. Kaynamakta olan sütlaçtan birkaç kaşık alıp nişasta-yumurta karışımına ekleyip alıştırın. Sonra karışımı sütlaca katıp karıştırın. Ocağın altını kapatıp vanilyayı ekleyin. Fırına dayanıklı kaselere sütlacı bölüştürün ve içine iki parmak su koyduğunuz tepsiye kaseleri dizip fırına verin. Isıyı üstten açarak sütlaçların üstlerini kızartın. Fırından çıkarınca ılınmasını beklerken sütlaçların üzerini başka bir tepsiyle örterseniz üstlerinin kurumasını engellersiniz. Afiyet olsun.

Etimek Tatlısı – Hafif, kolay, lezzetli…

Pratik, kolay, zahmetsiz ve bir o kadar da lezzetli bir tatlı etimek tatlısı. Altta şerbetlenmiş etimekler, üstte sütlü muhallebisiyle ilk bakışta ekmek kadayıfını andırsa da ve hatta kimilerine göre “yalancı ekmek kadayıfı” olarak adlandırılsa da bana gore kendi başına kategorize edilmeyi fazlasıyla hak eden bir tatlı. Birçok şerbetli tatlıya gore daha hafif olduğu ama damak tadına da hitap ettiği ve üzerine isteğe bağlı değişikliklerle süslemeler yapılmaya  çok açık olduğu için bu tatlıyı ayrıca seviyorum.

Etimek Tatlısı

Malzemeler:

  • 12 adet tuzsuz etimek

Şerbeti için:

  • 1 ½ su bardağı şeker
  • 2 su bardağı su

Muhallebisi için:

  • 1 litre süt
  • 6 çorba kaşığı şeker
  • 6 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı nişasta
  • 1 tepeleme çorba kaşığı vanilya (bir paket ediyor)
  • 1 çorba kaşığı tereyağı (şart değil)

Yapılışı:

Öncelikle şerbetinizi kaynatın; şekeri ve suyu bir tencerede karıştırın, 10 dakika kaynatın. Bu arada dikdörtgen bir fırın kabına etimekleri dizin ve sıcak şerbeti etimeklerin özellikle köşeleri iyice ıslanana kadar kepçeyle etimeklerin üzerinde gezdirin.

Şekeri, unu ve nişastayı çukurca bir tencerede karıştırın, hafif hafif çırparken sütünü ekleyin. Karıştırmayı bırakmadan koyulaşıncaya kadar pişirin. Altını kapatıp isterseniz tereyağını ve vanilyasını ekleyin. Ilınmaya bırakın. Muhallebi ılınırken ara ara karıştırıp kaymak tutmasını engelleyin. Ilınan muhallebiyi şerbetlenmiş etimeklerin üzerine yayın, bir spatulayla üzerini düzeltin ve en az 3 saat buzdolabında bekletin. Islatılmış (daha kolay kesmek için) kenarı tırtıklı bir bıçakla kare kare dilimleyip üzerine tarçın serpip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun.

Not: Daha zengin bir görünüm tercih ederseniz üzerine ev yapımı krem şanti de dökebilirsiniz. Krem şanti yapmak için bir su bardağı sıvı krema ile iki çorba kaşığı toz şeker ve bir çay kaşığı vanilyayı mikserde katılaşıncaya kadar çırpın. Tamamen oda sıcaklığına inmiş etimek tatlısının üzerine krem şantiyi yayıp spatula ile düzeltip üzerini de arzu ederseniz servis yapmadan önce dövülmüş şam fıstığı ya da fındıkla süsleyebilirsiniz. Yine en az 3 saat, tercihen bir gece, buzdolabında bekletin. Krem şantinin etkisiyle daha zengin olacağı ama kalori olarak da ağırlaşacağı için ben bu şeklini her zaman yapmıyorum.

Damla Sakızlı Fincan Muhallebisi – Birinci ay geride kalırken…

Zaman… Göreceli bir kavram… Bazen uçar gider, bazen de ağırlaşır saatler. Benim zamanım hep hızlı geçiyor bu aralar, son bir ay da çok hızlı geçti. Blogum, birinci ayını dolduruyor bugün. Anneciğimin doğumgünü hatırasına başlatmış olduğum bu sayfalar birbirine ekleniyor her geçen gün. Hoşuma da gidiyor kendimi böyle ifade edebilmek, hele de bunu mutfaktan yapmak.

Bugünün şerefine damla sakızlı bir tarif paylaşmak geldi içimden. Annemin ben küçükken sıkça yaptığı damla sakızlı muhallebiye yeni bir şekil kazandıran fincan muhallebisi bugünkü tarifim olacak. Okuldan geldiğimde beni karşılayan mis gibi damla sakızı ve süt kokusuyla bu muhallebi çocukluğumu hatırlatır bana hep.

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • 4 çorba kaşığı nişasta
  • 6 çorba kaşığı toz şeker
  • 2 çorba kaşığı tereyağ
  • 1 çay kaşığı dövülmüş damla sakızı
  • Üzerini süslemek için çilek, yaban mersini, nar tanesi vb ya da dövülmüş fındık, şamfıstığı, badem

Yapılışı:

Çukur bir tencerede sütü nişastayla yavaş yavaş çırparak karıştırın. Toz şeker ve vanilyayı da ekleyin ve kısık ateşte koyulaşıncaya kadar pişirin. Altını kapatmadan bir dakika önce tereyağı ile damla sakızını da ekleyip mikserle ya da el blenderı ile 5 dakika çırpın. İstediğiniz boyut çay fincanlarını suyla ıslatın, muhallebiyi fincanlara pay edin, ılınana kadar bekletin ve bir gece buzdolabında dinlendirin. Fincanları tabaklara ters çevirin; kolay çıkması için öncesinde bir bıçakla fincanın iç kenarlarından muhallebinin etrafını bir kere dolaşın, muhallebi fincandan ayrılsın. Muhallebi tabağa düşer düşmez yayvan bir şekil alacaktır, endişe etmeyin, olması gereken de budur. Üzerini dilediğiniz gibi süsleyip servis yapın. Afiyet olsun.