Damla Sakızlı Rulo Muhallebi – Hasretle yaşamak

Bir süredir sesim soluğum çıkmıyor değil mi? Çünkü taşındık. Halihazırda rekor sayıdaki taşınmalarımıza bir yenisini daha ekledik böylece. Neyse ki çok yakına taşındığımız için nispeten daha az sancılı bir taşınma oldu bu seferki. İyi yönünden bakılacak olursa evdeki fazlalıktan kurtulmak için taşınma en iyi bahane. Hem ne demişler, ‘tedbil-i mekanda ferahlık vardır’ 🙂

Bugün blogumun açılışının üçüncü ayı dolarken yine damla sakızlı bir tarifle buradayım. Böyle bir gelenek oldu artık. Özel günlerde ya da misafirleriniz için şık görünümüyle etkileyici olacak bir tatlıyla uzun süren sessizliğimi bozuyorum. Buna benzer bir tarife eminim internette bir yerlerde rastlamışsınızdır, ama ben gördüğüm birkaç farklı tarifi yine kendime göre yorumladım ve belirgin farklılıklar yaptım.

Mutfağımda pişen herşeyde olduğu gibi bu muhallebide de yine anılar gözümün önünden geçti gitti. Annem, her muhallebi yaptığında tencerenin dibini kaşıkla sıyırmaktan büyük zevk alırdım. Şimdilerde fark ediyorum da annem, tencerenin dibinde kalması gereken muhallebiden biraz daha fazlasını bırakırmış benim için meğerse. İşte buna benzer çocukluğuma ait detayları hatırladıkça her gün koyulaşan bu hasret, burnumun direğini daha da bir şiddetli sızlatıyor. Hasrete alışmak mümkün müdür? Vuslatının olmadığı bir hasretle yaşamayı öğrenmek peki? Halbuki anneme babama olan hasretimin on yıllık bir mazisi var, ama bir gün kavuşmanın rahatlığı yok artık. En azından alıştığım, bildiğim şekilde bir kavuşmanın. Sanırım ben böyle bir hasretle yaşamayı öğrenmekte acemiyim hala. 16 ay değil, 16 yıl geçse de bu böyle olacak.

 

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • 1 su bardağından iki parmak eksik buğday nişastası
  • 2  yemek kaşığı un
  • 1 ½ su bardağı şeker
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı silme dövülmüş damla sakızı
  • 1 su bardağı rendelenmiş hindistan cevizi
  •  1 su bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 çay kaşığı tarçın

Yapılışı:

Derince bir tencereye tereyağını alın, eritmeye başlayın, unu ve nişastayı ekleyin, sadece 2-3 dakika kavurun. Üzerine sütü ilave edin, çırpıcıyla karıştırın, topaklanma olursa endişe etmeyin. Şekeri de ilave edin ve yavaş yavaş karıştırmaya devam edin. Muhallebiniz koyulaşmaya başlayınca altını kısın ve bir taşım kaynatıp ateşten alın. İçine damla sakızını da ekleyip mikserle ya da el blenderi ile iyice karıştırın. Böylelikle hem topaklanma olduysa ondan kurtulmuş olacaksınız, hem de katılaşınca kesmeniz daha kolay olacak.

Muhallebi biraz dinlenirken cevizi fazla küçük parçalar olmayacak şekilde dövün, ben biraz iri parçalı seviyorum cevizi bu tür tatlılarda. Tarçını cevize ekleyip kenara alın, beklesin. Dikdörtgen bir tepsiye yağlı kağıt serin ve üzerine hindistan cevizini eşit bir şekilde yayın. Muhallebiyi hindistan cevizinin üzerine yine eşit bir şekilde dökün. Tamamen oda sıcaklığına inmesini bekleyin ve tarçınlı cevizi de muhallebinin üzerine gezdirin.

Dikkatlice yağlı kağıdın da yardımıyla muhallebiyi rulo haline getirin, altındaki yağlı kağıdı üzerine kapatın. Kağıt durmazsa tepsinin kenarına kağıdı mandallarla tutturun. Rulo yapılmış muhallebinizi, tercihan bir gece, ama benim gibi aceleniz varsa en az 4 saat buzdolabında bekletin.

Dilimleyip servis yapın. Afiyet olsun.

Reklamlar

Havuçlu Kabaklı Tepsi Keki – Sürprizi içinde saklı

Beklettiysem kusuruma bakmayın. “Sürprizli bir tepsi keki geliyor” diye duyurusunu yapmıştım, ama araya eşimin doğumgünü girdi ve önce onun için yaptığım pastanın tarifini yayınlamak istedim.

Hani hep annelerin ortak sorunudur: Sebze yemeyen çocuklara nasıl yaparız da yediririz bu sebzeleri diye yollar ararız. İşte bugünkü tarif bir nebze olsun bu soruna çare niteliğinde. Tamam, kabul ediyorum, çok ideal bir sebze yeme şekli değil bu, olsa olsa artık çaresi tükenmiş bir annenin “yaşasın, iki sebzeyi bir araya getirdim de çocuğuma yedirdim” diye sevinerek avuntu bulmasıdır 🙂 Ayrıca kekin içinde yeşil kabak tadı kesinlikle hissedilmiyor, emin olabilirsiniz. Zencefil ise müthiş bir aroma ekliyor.

Lafı çok uzatmadan tarife geçelim, ne dersiniz, zira yeterince beklettim sizi.

Başlamadan ufak bir not: Su bardağı ölçüleri 240 ml’lik ‘cup’ ölçüsüne karşılık gelmektedir.

Better Homes and Gardens The Ultimate Cookie Book’tan uyarlanmıştır.

Malzemeler:

  • 1 ½ su bardağı un
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • ¼ çay kaşığı karbonat
  • 2 yumurta
  • ¾ su bardağı silme esmer şeker (boya eklenerek esmerleştirilmiş şekerden ziyade daha az işlemden geçirilmiş olan rengi koyu, taneleri iri şekeri kullanmanızı tavsiye ederim)
  • ¼ su bardağı bal (çok tatlı olmasın derseniz koymasanız da olur)
  • 1 ½ su bardağı rendelenmiş havuç (aşağı yukarı 3 orta boy havuçtan çıkıyor)
  • 1 su bardağı rendelenmiş yeşil kabak (1 orta boy kabaktan çıkıyor)
  • ½ su bardağı kuru üzüm
  • ½ su bardağı dövülmüş ceviz
  • ½ su bardağı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı sıvı vanilya özü
  • ½ çay kaşığı toz zenfecil

Yapılışı:

Büyükçe bir karıştırma kabında unu, kabartma tozunu, karbonatı ve zencefili karıştıralım. Başka bir büyükçe karıştırma kabında yumurtalar, havuç, yeşil kabak, esmer şeker, kuru üzüm, ceviz, sıvı yağ, bal ve vanilyayı karıştıralım. Kuru malzemeler karışımını, ıslak malzemeler karışımına ekleyelim. Şöyle bir karışacak kadar karıştıralım, çırpmayalım. 33cm’e 22cm ebatlarında ve 5cm kalınlığında bir fırın kabını (13x9x2 inch) yağlamadan karışımı içine dökelim ve eşit bir şekilde yayalım.

350F (175C) derecede 25 dakika kadar ya da keke batırıp çıkardığınız kürdan temiz çıkana kadar pişirelim. Tepside ilk sıcaklığı azalınca kare kare dilimleyelim. Soğutma telinde ılıtalım ve servis yapalım. Afiyet olsun.

Hindistan Cevizli Yaş Pasta – Doğumgünün kutlu olsun!

Bugün eşimin doğumgünü! Ben küçükken doğumgünü pastaları hep evde pişerdi, Ankara’da olduğum son birkaç yıl öncesine kadar hiç hatırlamam hazır alındığını. Ben de bu geleneği bir nevi sürdürmek için mümkün olduğunca evde yapıyorum pastaları. Tabii çocuklara yaptığımız kalabalık partiler hariç 🙂

Bu yıl yaptığım pasta bir Amerikan klasiği Coconut Cake’in uyarlaması oldu. Hindistan cevizi hem hamurunda, hem de üzerinde kullanılan bu pasta iki ayrı pandispanyanın birleşiminden oluşuyor. Ben, klasik tarife ufak bir detay ekleyerek arasında muz da koydum. Aromaların birleşimiyle ortaya çıkan bu pasta her ne kadar kullandığı malzemelerle çok masum olmasa da, kremasının hafif tadıyla kendini affettiriyor 🙂 Yılda bir defa yapıp yemelik olabilir.

Food Network TV’nin websitesinden şef Ina Garten’in tarifinden uyarlanmıştır.

Malzemeler:

Pandispanyası için

  • 340 gr (Amerika için ¾ pound/3 çubuk) tuzsuz, oda sıcaklığında tereyağı, bir-iki çorba kaşığı da fırın kaplarını yağlamak için fazladan
  • 2 su bardağı toz şeker
  •  5 adet büyük boy, oda sıcaklığında yumurta
  • 1 ½ çay kaşığı sıvı vanilya özü
  • 3 su bardağı un, bir-iki çorba kaşığı da fırın kaplarını unlamak için fazladan
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • ½ çay kaşığı karbonat
  • ½ çay kaşığı tuz
  • 1 su bardağı süt
  • 4 çorba kaşığı tatlandırılmış rendelenmiş Hindistan cevizi
  • 1 adet orta boy dilimlenmiş muz
  • 1 su bardağı ılık süt

Kreması için

  • 450 gr oda sıcaklığında krem peynir
  • 225 gr (Amerika için ½ pound/2 çubuk) tuzsuz, oda sıcaklığında tereyağı
  • ¾ çay kaşığı sıvı vanilya özü
  • 450 gr pudra şekeri
  • 6 çorba kaşığı tatlandırılmış rendelenmiş Hindistan cevizi

Yapılışı:

İki adet 22,5 cm’lik (9 inch) kelepceli kek kalıbını tereyağı ile yağlamadan önce tabanı büyüklüğünde iki adet yağlı kağıt keselim. Yağlı kağıtları kelepçeli kalıpların içine yerleştirelim ve tekrar kağıtların üzerini de yağlayalım. Kalıpların içine birer kaşık un koyup her yerini eşit bir şekilde unlayalım. Unun fazlasını alalım.

Derince bir karıştırma kabına yumuşak tereyağını alalım, üzerine toz şekeri döküp mikserin yüksek hızında 4-5 dakika karıştıralım. Karışım açık sarı bir renk alacak ve puf puf olacak. Küçük bir kaba yumurtaları kıralım. Mikser orta hızda çalışırken yumurtaları birer birer şeker-tereyağı karışımımıza ekleyelim. Vanilya özünü de ekleyip karıştırmaya devam edelim. Karışım pütürlü bir görünüm alabilir, telaşa gerek yok 🙂

Başka bir karıştırma kabına unu, kabartma tozunu, karbonatı ve tuzu eleyelim. Mikser düşük hızda çalışırken yapmış olduğumuz ıslak karışıma 3 seferde olacak şekilde bir unlu karışımdan biraz, bir de sütten biraz sırayla ekleyelim. Kuru karışımla başlayıp kuru karışımla bitirmeye çalışın bu eklemeyi. Yani sırasıyla unlu karışım-süt-unlu karışım-süt-unlu karışım şeklinde ekleyelim. Karıştıralım ve mikseri kapatalım. Karışıma Hindistan cevizini de ekleyelim ve spatula yardımıyla hafifçe karıştıralım.

Pandispanya hamurumuz hazır. Hamuru yağlanmış ve unlanmış hazır bekleyen iki kalıbımıza paylaştıralım. Eşit bir paylaşım olmazsa çok büyük bir sorun değil. Üzerini düzeltelim ve 350F (180C) derecede ayarlanmış soğuk fırının orta gözünde bir saat pişirelim. Kürdan testi yaparak ortasının tam olarak pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. Kekin tam ortasına batırdığınız kürdan temiz çıkıyorsa kek pişmiştir. Soğutma teline alıp yarım saat kalıp içinde ılıtalım, kalıptan çıkarıp yine soğutma teli üzerinde tam anlamıyla soğutalım.

Kreması için derince bir kapta krem peyniri, tereyağını ve vanilya özünü mikserle düşük hızda karıştıralım. Elenmiş pudra şekerini de ekleyip sadece karışmasını sağlayalım, çok fazla karıştırmayalım. Pastamızı birleştirmek için pandispanyanın birini üst kısmı aşağıya gelecek şekilde düz bir servis tabağına  koyalım. Ilık sütün yarısıyla pandispanyayı ıslatalım. Kremayı bir kat sürelim, dilimlenmiş muzları döşeyelim.

İkinci pandispanyayı üst kısmı üste gelecek şekilde ilkinin üstüne yerleştirelim. Böylece pandispanyaların düz olan alt kısımları birbirlerine değiyor olacak ve pastanın genel görünümünde bir yamulma olmayacak. İkinci pandispanyayı da kalan ılık sütle ıslatalım. Kremayla pastanın tamamını kaplayalım, süslemek için tatlandırılmış rendelenmiş Hindistan ceviziyle pastanın her yerini kaplayalım, arzunuza göre üzerini de süsleyebilirsiniz, ben çok az bitter çikolata rendeledim.

Oda sıcaklığında servis yapabileceğiniz gibi, bir gece buzdolabında dinlendirip de servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.