Kısır – Herkesin favorisi

Kısır Türkiye’de bayanların kabul günlerinin vazgeçilmez ikramıdır. Yörelere göre farklılıklar gösterir ama ana malzemeleri genelde aynıdır. Günümüzün vejateryan sofralarında da yerini alır, zira protein ve lif deposu bulgurla sebzelerin bir ara gelmesinin en güzel halidir kısır. Ayrıca damak tadına ve arzuya göre başka malzemeler eklenerek daha da zenginleştirilmeye çok uygundur. Daha önce nohutlu, mısırlı, quinoa’lı kısırlar da yaptım ve davetlerde tattım. Ama ben bugün size annemin yaptığı gibi en sade haliyle bir kısır tarifi vermek istiyorum.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı ince bulgur (#1 bulgur diye de geçer)
  • 2 su bardağı sıcak su
  • 2 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 çorba kaşığı acı biber salçası (fazla acı olmasın derseniz daha az da koyabilirsiniz)
  • 3 orta boy kabukları soyulmuş domates
  • 3 orta boy salatalık
  • yarım demet maydanoz
  • yarım demet tereotu
  • 4-5 sap taze nane
  • 7-8 tane taze soğan
  • Tuz-karabiber
  • Sumak
  • Yarım limon suyu (ekşiyi çok severseniz bir bütün limonun suyu da olabilir)
  • Yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
  • Sarıp yemek için taze marul yaprakları

Yapılışı:

Öncelikle sıcak suyun içine domates ve biber salçalarını ezip karıştıralım, tuzunu ekleyelim. Büyük bir salata kasesine bulguru ölçüp koyalım ve üzerine salçalı sıcak suyu dökelim. Kapak kapatıp 15-20 dakika bulgurun kabarmasını bekleyelim. Bu arada domatesleri, salatalıkları, soğanı, maydanoz, tereotu ve naneyi yıkayıp doğrayalım. Ben kuru soğan koymuyorum, ama yeşil soğanı bol tutuyorum, arzu ederseniz kuru soğan da koyabilirsiniz. Kuru soğanı küçük küçük doğrayıp bir süzgeçte tuzla ovun ve 10 dakika bekletin, sonra yıkayıp ekleyin kısıra. Böylece soğanın acısı çıkar, biraz da yumuşar.

Bulgurun kapağını açıp bir çatal yardımıyla havalandırarak karıştırın. Zeytinyağının yarısını ekleyip iyice bastıra bastıra karıştırın. Sonra yıkayıp doğradığınız sebzeleri ekleyin. Arzunuza göre karabiber ve sumak ekleyin. Tadına bakıp biraz daha tuz ekleyebilirsiniz. Zeytinyağının geri kalanını ve limon suyunu da ekleyin. İyice karıştığından emin olun ve kapağını tekrar kapatıp bir 10-15 dakika dinlendirin. Servis yapmadan önce tekrar karıştırın ve dilerseniz domates ya da limon kabuklarıyla ve marullarla üzerini süsleyin. Bir süsleme önerisi de dilimlenmiş salatalık turşusu olabilir. Afiyet olsun.

Badem Soslu Tavuk – Keramet sosunda…

Kavrulmuş kuruyemiş kokusu çocukluğumun en tatlı kokularındandır. Yaşadığımız şehirlerde hep bir tane çok sık ziyaret ettiğimiz kuruyemişçimiz olurdu. İceriye adımımı atar atmaz kavrulmuş kuruyemiş kokusuyla sarmaş dolaş olmaya bayılırdım. Badem de bu kuruyemişlerden biriydi. Çiğ bademle kavrulmuş bademin tatları ne kadar da farklı olur birbirinden, hiç fark ettiniz mi?

Tıpkı diğer çerez arkadaşları fındık ve fıstık gibi bademin de faydaları saymakla bitmiyor. En çarpıcı olanları: beden ve zihin yorgunluğuna iyi gelmesi, kalp krizi riskini azaltması ve kan şekerini düzenlemesi özellikleri olarak sayılabilir. Böyle sayısız yararları olan bu kuruyemişin, özellikle antioksidan etkisi yanında yine sayısız faydası olan zerdeçal ve sarımsakla birleştiğini düşünün. İşte bugünkü tarifimizin sosunda bu malzemeler var ve bu sos tavukla harika bir uyum yakalıyor gerçekten de. Artık lafı çok uzatmadan tarife göz atalım diyorum.

epicurious.com‘dan uyarlanmıştır.

Malzemeler:

  • Kemikli ya da kemiksiz tavuk eti (dört but ve bir kemikli göğüs kullandım ben)
  • 3/4 su bardağı file badem
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 6 diş sarımsak
  • 4 ince dilim tost ekmeği
  • 2 ½ su bardağı sebze suyu
  • 1/2 su bardağı sıcak su
  • 1 küçük soğan
  • 1 çorba kaşığı un
  • Ayrıca yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 2 tepeleme (Türk) çay kaşığı zerdeçal
  • Tuz-karabiber

Yapılışı:
Öncelikle orta boy bir tavada iki çorba kaşığı zeytinyağı ve bir çorba kasığı tereyağını kızdıralım ve bademleri kavurmaya başlayalım. Bademlerin hafif rengi dönmeye başlayınca, yaklaşık 3-4 dakika sonra, bir tabağa serdiğimiz kağıt havlunun üzerine alıp yağını süzdürelim.
Aynı tavaya kabuklarını soyduğumuz bütün sarımsakları ve küp küp kestiğimiz tost ekmeklerini alalım. Ekmek dilimlerini önce ekmek kızartma makinesinde kızarttım biraz. Böylece tavada sarımsaklarla aynı anda kızarmış oldular, zira tavada ekmeklerin kızarmasını beklerken sarımsaklar yanabilir. Ekmekleri sarımsaklarla birlikte tavada 5 dakika çevirelim ve hemen mutfak robotuna alalım. Bademlerin 2/3’sini süsleme amaçlı ayırıp 1/3’ini de mutfak robotuna ekleyelim ve sebze suyu, tuz, karabiber ve zerdeçalı da ilave edelim. Bu malzemeler kıvamlı bir karışım haline gelene kadar robotta karıştıralım.
Fırına da girebilen (şart değil, tencereden fırın kabına da aktarabilirsiniz) büyükçe bir tencereye yarım çay bardağı kadar kızartmaya uygun zeytinyağını koyalım ve tuzlayıp karabiberlediğimiz tavuk parçalarını alt üst ederek yaklaşık 12 dakika orta hararetli ateşte kızartalım. Bu kızartma işlemini tavukların pişmesinden çok, mühürlenip mevcut sularını içinde barındırmaları için yapıyoruz. Üstelik bu işlem, tavukların yemek içinde salacakları çiğ kokuyu da bir nebze azaltacaktır. Önlü arkalı mühürlenen tavukları bir tabağa alıp aynı tencereye küçük doğradığımız soğanları koyalım ve yüksek ateşte kenarları hafifçe karamelize olana kadar 5-6 dakika kavuralım. Soğanların üzerine unu serpip bir-iki dakika kavuralım ve üzerine tavukları koyalım. Kenarda beklettiğimiz badem sosumuzu da ekleyelim. Sos kaynayana kadar kapak açık, sos kaynadıktan sonra kapak kapalı çok kısık ateşte yemeğimizi 15 dakika pişirelim. Tencerenin kapağı kapalı olarak (kapak fırına girmiyorsa folyoyla kapatarak) 350F (175C) derecede ısıtılmış fırına alıp 20 dakika daha pişirelim. Bu fırınlama işlemi tavukların yumuşacık pişmesini garantileyecektir. Fırından çıkınca tavukları servis tabağına alıp daha önce kavurup bir kenara ayırdığımız bademleri üzerine serpip servis yapalım. Yanına sebzeli pirinç pilavı çok yakışıyor. Afiyet olsun.

Tavada Kolay Su Böreği – Klasik bir lezzete zahmetsiz ulaşmanın yolu

Yumuşacık, mis gibi kokan, fos fos kabarmış bir su böreğini kim sevmez değil mi? Lakin hepimizin bildiği gibi sıfırdan su böreği yapmak zahmetli iştir, keşke vakit olsa da yapsak. Böyle bir vakit ve imkansızlık dahilinde su böreğinden de mahrum kalacak değiliz, değil mi ama? 🙂 pekala pratik, kolay, zahmetsiz bir yolu vardır. İşte bugün o yoldan bahsedeceğim sizlere. Üstelik bu böreği yapmak için fırınınızı çalıştırmanıza bile gerek yok 😉

Uzun ve keyifli bir pazar günü kahvaltısı için ya da aniden gelen misafir için kısa sürede hazırlanacak bu börek en fazla 20 dakikanızı alacak.

 

Malzemeler:

  • 5 adet oval yufka ya da 3-4 adet yuvarlak yufka
  • 1 yumurta
  • 1 ½ çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı su
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • böreğin içine peynir ve doğranmış maydanoz

Yapılışı:

Burada ‘uzun yufka’ diye satılan oval yufkaları kullandım ben, ama tabii ki yuvarlak yufka ile de yapılır. Yuvarlak yufkaları ikiye kesmenizi tavsiye ederim. Yumurtayı, zeytinyağını, eritilip ılıtılmış tereyağını ve suyu iyice çırpalım. Böreğimizin içi için maydanozu kıyıp peynirle karıştıralım. Her bir yufkayı düz bir zemine serip hazırladığımız sulu karışımla iyice ıslatalım. Tavada böreğin üzerini kaplayacak kadar birkaç parça yufkayı ayıralım. Bu parça yufkaları en üste koyacağız ki sarmaladığımız rulo böreğimiz pişerken dağılmasın. Yufkaların geniş kenarına içten koyup rulo yapalım ve orta boy, tereyağı ile yağlanmış bir tavaya ortasından başlayarak sarmal bir biçimde yerleştirelim.

Rulo yapma esnasında yufkaları sardıkça sulu karışımla ıslatalım ve tavaya yerleştirdikten sonra da elimizle hafifçe bastırarak üstlerini de sulu karışımla ıslatalım. Yufkalar bitince ve tava dolunca ayırdığımız parça yufkaları en üste koyalım ve karışımdan kaldıysa böreğin üzerine dökelim ve hafif böreğin üzerini geçecek şekilde tavaya soğuk su ekleyelim. Beş dakika öylece bekletelim ve börek kaymasın diye elimizle tutarak fazla suyunu dökelim.

Tavayı ocağa koyup birkaç defa bir servis tabağı yardımıyla alt üst edelim ve her iki yüzünü kızartalım.

Parça yufkalar alta gelecek şekilde servis tabağına alalım ve sıcak servis yapalım. Afiyet olsun.

Haşhaş Tohumlu Kolay Pasta – Kolay mı kolay, leziz mi leziz

Haşhaş tohumunu bilirsiniz: miniminnacık siyah taneler. Genelde tuzlu hamurişlerinin üzerinde süsleme olarak karşımıza çıkan bu tohumlar bu sefer hafif ve kolay bir tatlıya eklenmiş minik detaylar olarak karşımızda. Lezzet olarak pek bir katkıları olmasa da görünüm olarak bir hoşluk yarattıkları kesin. Ayrıca bu yumuşak kekin içinde belli belirsiz bir çıtırlık da yaratıyorlar.

Sıvılarla karıştırılan hiçbir hazır toz gıdayı eve sokmuyorum. Hazır çorbalar, hazır kek karışımları, birtakım soslar, kahve kremaları ve krem şanti tozları gibi. Krem şantiyi evde yapmak çok kolay ve eğlenceli, özellikle çocuklarla; tamamen sıvı olarak çırpılmaya başlanan kremanın çırpıldıkça katılaşmasını seyretmek bir kimya deneyini görmek gibi oluyor onlar için 🙂 Evinizin güvenli ortamında, katkı maddelerinden uzak hazırladığınız kremanızın hazır satılan krem şantiden hiç de farklı olmadığını göreceksiniz.

Her ne kadar keki şerbetlense de bu tatlı hafifliğiyle insanı şaşırtan cinsten. Şeker ve un oranının fazla olmayışı da tabii ki bu hafifliğe katkıda bulunuyor. Zaman darlığında da kolayca hazırlanacak bir tatlı bu. Ayrıca küçük büyük herkesi memnun edeceğinden hiç şüpheniz olmasın.

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • yarım su bardağı süt
  • yarım su bardağı siyah haşhaş tohumu
  • 1 çorba kaşığı tepeleme kabartma tozu (bir paket)
  • 1 tatlı kaşığı sıvı vanilya özü

Şerbeti için

  • 1 ½ su bardağı şeker
  • 2 su bardağı su

Üzeri için

Ev yapımı krem şanti:

  • 2 ½ su bardağı sıvı krema (Amerika için heavy cream)
  • 5 çorba kaşığı pudra şekeri

 Yapılışı:

Öncelikle şerbetimizi kaynatalım. Suyu ve şekeri bir tencere alıp beş dakika kaynatıp ateşten alalım, soğumaya bırakalım. Tatlımıza şerbeti soğuk olarak dökeceğiz.

Haşhaşlı kekimizin hamurunu hazırlayalım: Yumurtaları şekerle köpürünceye kadar çırpalım. Sıvıyağı (ben zeytinyağı kullandım), unu, kabartma tozunu, irmiği, vanilyayı ve haşhaş tohumlarını ekleyip iyice karıştıralım. Sütü de ekleyerek normal kek hamurundan daha koyuca bir karışım elde edelim, sütü yavaş yavaş yedirelim karışıma.

Yağlanmış orta boy dikdörtgen bir tepsiye hamurumuzu yayalım, gözünüze ince görünebilir, merak etmeyin, kabaracaktır 🙂 360F (180C) derecede ısıttığımız fırında 35 dakika pişirelim. Kürdan testiyle pişip pişmediğini anlayabilirsiniz, keke batırdığınız kürdan temiz çıkıyorsa pişmiştir. Fırından çıkar çıkmaz bir çatalla kekimize delikler açalım. Oluşacak görüntü önemli değil, çünkü hazırlayacağımız krema üzerini kapatacak. Soğumuş olan şerbeti eşit şekilde kekin üzerinde gezdirelim ve kekin şerbeti tamamen çekmesini bekleyelim. Bu arada üzerine krema olarak kullanacağımız ev yapımı krem şantiyi hazırlayalım. Sıvı kremayı bir karıştırma kabına alıp içine pudra şekerini koyalım. Mikserle krema katılaşana kadar çırpalım. Ilınmış ve şerbeti tamamen çekmiş kekin üzerine kremayı eşit bir şekilde yayalım. Ben üzerini sade bıraktım, böyle hoş göründü gözüme, ama arzu ederseniz süsleme de yapabilirsiniz üzerine. Tercihen bir gece ya da en az 3 saat buzdolabında dinlendirelim. Afiyet olsun.