Çikolata Parçalı Kurabiye – Kokusu bile yeter…

Çikolatanın kokusunun bile insana iyi geldiği “uzmanlar” tarafından kanıtlanmış:) bu ve benzeri her türlü bahaneyi kullanarak çikolatayı ve çikolatalı herşeyi severek yiyen biri olarak çikolata parçalı kurabiyelerimi blogumda yayınlamadan duramazdım. Bu tarif için kullanabileceğim sıfatlar sanırım şöyle: çabuk, zahmetsiz, albenili, nefis! En güzel tarafı da ağzı sıkı kapanan bir kapta saklandığında bu kurabiyelerin tazeliğini uzun süre koruması: hava almadan buzdolabında iki hafta, ya da buzlukta üç ay. Her ne kadar, çayla ya da sütle yanyana geldiğinde yaşanan büyük buluşmanın lezzeti bu kurabiyeleri bu kadar uzun süre saklamanıza engel olacak olsa da ani bastıran çay misafirleri için ayrılmış kurabiyeleriniz olduğunu bilmek güzel bir duygu 🙂

20140131-091044.jpg

Malzemeler:
– 3 su bardağı un
– 1 1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu
– bir fiske tuz
– 225 gr tereyağı
– 1 su bardağı toz şeker
– 3 büyük yumurta
– 1 tatlı kaşığı sıvı vanilya özü
– 2 su bardağı hafif bitter çikolata parçaları (%60 oranında iyi olur)
– 2 su bardağı beyaz çikolata parçaları

Yapılışı:
Unu, kabartma tozu ve tuzu büyükçe bir karıştırma kabında karıştırın. Bir başka kapta oda sıcaklığında tereyağını ve şekeri mikserle çırpmaya başlayın ve yine oda sıcaklığındaki yumurtaları da çırptıkça birer birer ekleyin. Vanilya özünü de ekleyin. Yavaş yavaş karıştırarak unlu karışımı, ıslak malzemelerde birleştirin. Çikolata parçalarını da yavaşça katın. Oldukça ıslak bir hamur elde edeceksiniz. Iki çorba kaşığı yardımıyla birer kaşıklık ölçüler halinde hamur topları alıp yağlanmış tepsiye beşer santim aralıklarla dizin ve üzerlerini hafifçe bastırın. 180 C (355 F) derecede 15-20 dakika pişirin, renkleri çok koyulaşmadan fırından alın ve tepside beş dakika dinlendirdikten sonra soğutma teline alıp oda sıcaklığına inmesini bekleyin. Afiyet olsun.

Reklamlar

Sarımsak Soslu Karidesli Spaghetti – İtalyan mutfağından küçük bir dokunuş

İtalyan mutfağını sever misiniz? Sevmeyen çok azdır sanırım. Peki ya deniz mahsullerini? Bu pratik, çabuk ve lezzetli tarifte çok sevdiğim bu iki lezzet bir araya geliyor. Bir paket makarnayı haşlama süresinde ortaya çıkan bu yemeğin sunduğu lezzet oldukça etkileyici. Biz burada Pasifik’ten avlanmış taze karidesleri üzerinde yakın bir zamana ait bir son kullanma tarihiyle donmuş ama pişmiş olarak satın alıyoruz. Diğer marka donmuş karideslere nazaran oldukça lezzetliler. Ama elbette bu yemeği önceden haşlayarak taze karides ile de yapmak mümkün. Yanına kondurulmuş yeşil bir salatayla doyurucu ve besleyici bir öğün oluşturabilirsiniz. Buyrun tarife geçelim, CIAO!

20140129-112325.jpg

Malzemeler
– 500 gr ayıklanmış pişmiş karides
– 3 diş sarımsak
– bir tepeleme çorba kaşığı kaşığı domates salçası
– bir çorba kaşığı tereyağı
– iki çorba kaşığı zeytinyağı
– iki çorba kaşığı limon suyu
– bir paket spaghetti makarna
– tuz
– kekik
– üzerine rendelenmiş parmesan peyniri

Yapılışı:
Spaghettiyi kaynayan tuzlu suda haşlayalım. Diğer taraftan genişçe bir derin tencerede tereyağını eritip zeytinyağını ekleyelim. İnce ince doğradığımız sarımsakları kısık ateşte kavuralım, yanmamalarına dikkat edelim. Bir-iki dakika sonra domates salçasını ekleyelim, onu da kavuralım. Bu arada karideslerimizi önceden donmuşsa eğer, oda sıcaklığına getirmiş olalım. Tencereye karidesleri de ekleyelim ve diğer malzemelerle iyice karıştıralım. Zaten pişmiş oldukları için çok fazla ateşte kalmalarına gerek yok. Limon suyunu, arzu ettiğimiz kadar tuzunu ve kekiğini de ekleyelim. Diğer tencerede aldante yani dişe dokunur derecede pişirdiğimiz spaghettiyi de büyük tenceremize ekleyelim ve diğer malzemelerle çok iyi karıştıralım, ocağı söndürelim. Sıcakken üzerine parmesan peyniriyle servis yapalım. Afiyet olsun.

Tavuk Suyuna Sebzeli Tel Şehriye Çorbası – Hastalara şifa niyetine…

20140125-155521.jpg

Malum kış ayları, hastalık ayları. Havaların soğumasıyla evlere soğuk algınlığı, nezle, grip vb girmeye başlıyor ne yazık ki. Bugün, kaynağı bilinmeyecek kadar uzun bir süredir hastalara pişirilen tavuk suyuna çorbanın kendime göre yorumladığım halini paylaşacağım sizlerle. Umarım hapşıranlara, öksürenlere bir nebze de olsa faydası dokunur. En azından lezzetiyle damak tadınıza hitap edeceğine şüphe yok.

Önce malzemeler:
– 2 orta boy havuç
– 1 orta boy soğan
– 2 çorba kaşığı zeytinyağı
– 1 dolu yemek kaşığı un
– 1 dolu yemek kaşığı domates salçası
– 3 su bardağı tavuk suyu
– 1 küçük çay bardağı tel şehriye
– yetecek kadar sıcak su
– tuz
– üstüne gezdirmelik limon suyu

Gelelim yapılışına:
Öncelikle havuçları küp küp doğrayıp zeytinyağında kavurmakla başlayalım. Havuçların rengi dönmeye başlayınca yemeklik doğranmış soğanları ekleyelim, kısık ateşte pişirmeye devam edelim. Domates salçasını ekleyip hafif kokusu çıkana kadar kavuralım ve hemen unu da ekleyelim, ateşi biraz arttırıp hızlı hızlı karıştıralım. Salça ve un özdeşleşince ılık tavuk suyunu yavaş yavaş karıştırmaya devam ederek tencereye ekleyelim. Tavuğu haşlarken eklediğiniz tuzu da göz önünde bulundurarak bir miktar tuz ekleyelim ve ocağı kısarak çorbamızı karıştırmayı bırakmadan kaynatalım. Kaynamaya başlayan çorba koyulaşmış bır kıvam kazanacak. Yarım su bardağı kadar sıcak su ilave edip tel şehriyeleri de tencereye alalım ve çorbamızı karıştırmaya devam edelim. Şehriyeler pişince hacim kazanıp çorbanın yüzeyine çıkacaklar, bir-iki tanesini kenarda bir tabağa alıp ılıtarak tadına bakıp pişip pişmediğinden emin olabilirsiniz. Bu esnada çorbamıza nasıl bir kıvam kazandıracağınıza siz karar verecekseniz, zira bizim gibi çorbanızı koyu kıvamlı severseniz tencerenin altını artık kapatabilirsiniz. Ama biraz daha akışkan bir çorba arzu ederseniz bu esnada bir miktar daha sıcak su ilave edebilirsiniz. Bir taşım daha kaynattıktan sonra çorbanız hazır demektir. Hatırlatmakta yarar gördüğüm bir nokta: sıcak çorbanın içinde tel şehriyeler pişmeye devam edeceklerdir ve bu da onların daha fazla su çekmesi demektir. Çorbanızın kıvamını ayarlarken bunu da unutmayın lütfen. Üzerine taze limon suyuyla servis edelim. Afiyet bal şeker, şifa olsun.