Ton Balıklı Fasulyeli Karalahana Salatası – Hem nalına, hem mıhına

Bizim buralarda “kale” (“keyl” okunur) diye bilinen ve faydası saymakla bitmeyen kıvırcık karalahana yapraklarını mutfakta nasıl olur da vitaminini öldürmeden kullanabilirim diye epey bir kafa yordum. Sonunda birbirine karıştırdığım birkaç tariften bir tarif oluşturarak damak tadıma en uygun salatayı (çiğ tüketip vitaminini kaybetmemek adına) buldum. Bu salatanın baskın tadı ne karalahana, ne de ton balığı. Sürprizli bir şekilde bu tat, limon. Çünkü bir limonun hem kabuğunu, hem de suyunu kullanıyoruz. Limonun balıkla uyumu malum, amaesas püf noktası limonla hazırladığımız sosla karalahanayı “terbiye” etmemiz tabiri caiz ise. Sosla ovaladığımız karalahana yaprakları friksiyonla kekremsi tadından tam kıvamında sıyrılmış oluyorlar. Balıktan biraz daha bahsedecek olursak: ton balığının her konservesini tüketmenizi tavsiye etmem. Alacağınız markanın en azından doğal deniz/okyanus ortamında avlanmış ton balığından konserve edildiğinden emin olun. Beyaz ton balığının, pembe ton balığından lezzet olarak da farklı olduğunu siz de hissedeceksiniz. Bu zengin salatanın son ana malzemesi olan kuru fasulye sağlayacağı tokluk hissinin yanı sıra diğer malzemelerle olan uyumuyla sizi hayli şaşırtacak. Malzemelerinin farklı yiyecek gruplarından oluşuyla adeta kollektif bir lezzet şöleni olan bu salata, insana “hem nalına, hem mıhına” dedirtecek türden:) Karalahana Salatasi

Malzemeler:

– 4-5 yaprak kıvırcık karalahana

– bir küçük kuru soğan

– bir su bardağı haşlanmış kuru fasulye

– bir teneke (yaklaşık 150 gr) konserve ton balığı

– bir orta boy limon

– 1 çorba kaşığı mayonez

– 3 çorba kaşığı sızma zeytinyağı

– tuz ve karabiber

Yapılışı:

Öncelikle soğanı küp küp doğruyalım, salatamızda her çatalda soğanın baskın tat olmaması için küçük doğramanızı tavsiye ederim. Soğanın üzerine bir tatlı kaşığı kadar tuz serpip elimizle olalım acı tadını alabilmek için, bir kenarda beklesin. Limonun kabuğunu rendeleyelim, üzerine limonun suyunu sıkıp ekleyelim. Mayonezi ve zeytinyağını da ekleyip bir çatalla çırpalım. Arzumuza göre tuz ve karabiberini de ekleyelim, özdeşleşmesi için beklemeye alalım. Bu arada karalahana yapraklarını yıkayıp damarlarını, en sert yerlerini kesip alalım, yaprakları boydan ikiye bölüp ince ince keselim, ayırdığımız sert damarlarını da incecik kesebilirsiniz. Karalahanaların üzerine hazırladığımız sosun yarısını birkaç kere çırpıp dökelim ve iyice karıştıralım. Elimizle birkaç dakika hafifçe ovalayalım ve 15 dakika bekletelim. Bu arada soğanları sudan geçirip süzelim. Salata kabımıza alalım, üzerine önceden haşladığımız kuru fasulyeyi ekleyelim. Ton balığını konserve tenekesinden çıkarıp çatal yardımıyla didikleyelim, salata kabımıza ekleyelim. Üzerlerine sosun kalan yarısını dökelim ve karıştıralım. Karalahanayı birkaç dakika daha ovup salata kabımıza alalım ve diğer malzemelerle çok iyi karıştıralım. Bekletmeden servis yapalım. Afiyet olsun.

Sarımsak Soslu Karidesli Spaghetti – İtalyan mutfağından küçük bir dokunuş

İtalyan mutfağını sever misiniz? Sevmeyen çok azdır sanırım. Peki ya deniz mahsullerini? Bu pratik, çabuk ve lezzetli tarifte çok sevdiğim bu iki lezzet bir araya geliyor. Bir paket makarnayı haşlama süresinde ortaya çıkan bu yemeğin sunduğu lezzet oldukça etkileyici. Biz burada Pasifik’ten avlanmış taze karidesleri üzerinde yakın bir zamana ait bir son kullanma tarihiyle donmuş ama pişmiş olarak satın alıyoruz. Diğer marka donmuş karideslere nazaran oldukça lezzetliler. Ama elbette bu yemeği önceden haşlayarak taze karides ile de yapmak mümkün. Yanına kondurulmuş yeşil bir salatayla doyurucu ve besleyici bir öğün oluşturabilirsiniz. Buyrun tarife geçelim, CIAO!

20140129-112325.jpg

Malzemeler
– 500 gr ayıklanmış pişmiş karides
– 3 diş sarımsak
– bir tepeleme çorba kaşığı kaşığı domates salçası
– bir çorba kaşığı tereyağı
– iki çorba kaşığı zeytinyağı
– iki çorba kaşığı limon suyu
– bir paket spaghetti makarna
– tuz
– kekik
– üzerine rendelenmiş parmesan peyniri

Yapılışı:
Spaghettiyi kaynayan tuzlu suda haşlayalım. Diğer taraftan genişçe bir derin tencerede tereyağını eritip zeytinyağını ekleyelim. İnce ince doğradığımız sarımsakları kısık ateşte kavuralım, yanmamalarına dikkat edelim. Bir-iki dakika sonra domates salçasını ekleyelim, onu da kavuralım. Bu arada karideslerimizi önceden donmuşsa eğer, oda sıcaklığına getirmiş olalım. Tencereye karidesleri de ekleyelim ve diğer malzemelerle iyice karıştıralım. Zaten pişmiş oldukları için çok fazla ateşte kalmalarına gerek yok. Limon suyunu, arzu ettiğimiz kadar tuzunu ve kekiğini de ekleyelim. Diğer tencerede aldante yani dişe dokunur derecede pişirdiğimiz spaghettiyi de büyük tenceremize ekleyelim ve diğer malzemelerle çok iyi karıştıralım, ocağı söndürelim. Sıcakken üzerine parmesan peyniriyle servis yapalım. Afiyet olsun.

Acı Soslu Karides Şiş Izgara – Baharatlı, orijinal, çekici bir atıştırmalık

Karidesi çocukluğumdan beri çok severim. İçinde karides olan yemekler ve atıştırmalıklar hep favorim olmuştur. Misafirlerimin de karides sevdiklerini duyunca, hele de acılı ve baharatlı yemeklere her sofralarında yer verdiklerini öğrenince, acı soslu bu karides menümde kaçınılmaz bir şekilde yerini aldı. Halk arasında ‘böcek’ de denilen bu deniz mahsulünü aslında ayıklaması ve temizlemesi oldukça zahmetli, ama bir o kadar da lezzetli bir yiyecek. Neyse ki ben temizlenmiş, ayıklanmış ve hatta hafif de kaynatılmış ve dondurulmuş olarak satılanlardan alıyorum. Tazesi kadar lezzetli oluyor mu? Hayır, ama şartlar böyle gerektirince fazla da yapacak bir şey yok. Türkiye’de yetiştiriliyor mu bilmiyorum ama birçok deniz ülkesinde ‘jumbo’ tabir edilen iri boyutta, genelde kuyruğu üzerinde bırakılarak temizlenen ve kuyruğundan tutularak yenilen bir cinsi de mevcuttur.

Kızartması, salatası, güveci ve hatta sadece haşlanıp sosu batırılarak da tüketilen bu güzellik, ızgarada pişmiş ve hele de şişe takılmış olarak gelince sofraya, tadından yenmez bir hal aldı, benden söylemesi 🙂

Allrecipes websitesinden alınmıştır.

IMG_3438

Malzemeler:

  • 1 kilo kadar ayıklanmış, temizlenmiş karides (iri boy, kuyrukları üzerinde bırakılmış olanlardan olabilir, ben küçük boy kuyruksuz olanlardan kullandım)
  • 250 ml (1 su bardağı) zeytinyağı
  • ¼ su bardağı doğranmış maydanoz
  • 1 limonun suyu
  • 2 çorba kaşığı acı biber sosu (markette hazır satılanlardan, ama evde yoksa bir çorba kaşığı kadar acı pul biber de kullanabilirsiniz)
  • 3 diş dövülmüş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 2 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Tercihen bambu şişler

Yapılışı:

Büyükçe bir karıştırma kabında zeytinyağını, maydanozu, limon suyunu, acı sosu, sarımsağı, domates salçasını, kekiği, tuzu ve karabiberi karıştırın. Az bir miktarını pişerken fırçayla üzerine sürmek için ayırın. Kalan sosu karidesleri de koyduğunuz bir buzdolabı torbasına doldurun, karıştırın ve torbanın ağzını bağlayın. İki saat buzdolabında marine olmasını bekleyin.

Izgaranızı ısıtın ya da yakın. Karidesleri bambu şişlere dizin. Hafifçe yağladığınız ızgarada her bir tarafı 4-5 dakika pişirin. Pişirirken arada karideslerin üzerine daha önce ayırdığınız sostan sürün. Karideslerin şeffaf pembe rengini kaybetmemesine özen gösterin. Bu yüzden çok fazla ızgarada kalmasın, 4 ya da maksimum 5 dakika pişmesi için yetecektir. Afiyet olsun.

Karides Güveç – Uzak bir geziden akılda kalan harika bir lezzet

2009 yazında eşimle Kuzey Ege turuna çıkmıştık birkaç günlüğüne. Türkiye’deki en son neşeli tatilimiz bu oldu. O zamanlar tek çocuklu bir aileydik ve iki yaşındaki oğlumuzu emanet edebileceğimiz en güvenli yerde, annemlerin evinde, bırakmıştık. Sadece 3 gün süren bu tur bize çok iyi gelmişti, yine de 3 gün boyunca seksen kere evi arayıp sormuştuk ne var ne yok diye. İkinci günün akşamı rahmetli babam “yeter aramayın artık, burada herşey yolunda, siz tatilin tadını çıkarın, bir daha nerede ne zaman başbaşa tatile gideceksiniz ki?” demişti. Haklıydı.

Güney sahillerinin kalabalığından uzak, doğayla içiçe, tarihi mekanları da kapsayan bir geziydi. Çocukluğumda tatile gittiğimiz Ayvalık, Altınoluk, Ören, Burhaniye, Assos gibi yerleri yeniden görüp anılarımı tazelemiştim. Ayrıca daha önce hiç gitmediğim Truva, Çanakkale ve Tekirdağ’ı da görmüş ve hayran kalmıştım. Gittiğimiz yerlerden biri de Bozcaada idi. Üzüm bağlarıyla, tarihi limanında sizi bütün ihtişamıyla karşılayan Ceneviz Kalesi’yle, elektrik üreten dev rüzgar gülleriyle, eşsiz manzaralarıyla ve Ayazma plajıyla Bozcaada görülmeye değer şirin mi şirin bir yer. Ayazma plajında yediğimiz öğle yemeğinde soframızda taze karidesle yapılmış enfes bir karides güveç de vardı. Yedikçe insanın daha çok yiyesi gelen ara sıcak kategorisinde müthiş bir lezzet. Yerken içindeki malzemeleri aklıma not etmiştim (farklı lezzetlerin bu harika birleşimi unutulur gibi değildi zaten). Amerika’da evimize dönüp kendimize geldikten sonra denediğim ilk yemek olmuştu karides güveç. Güvecim yoktu, ama içinde pişen yemeklere güveçte pişmiş yemek lezzeti katan seramik tenceremde aynı lezzeti yakalamayı başardım.

Bu ufak geziden sonra buyrun geçelim tarifimize:

Karides Güveç

4-6 kişilik

İçine neler koyuyoruz?:

  • 1 orta boy soğan
  • 2 çarliston biber (zevkinize göre acı biber de katabilirsiniz, çok yakışıyor acı)
  • 750 gr kadar mantar
  • 4 orta boy domates
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 30-35 adet kuyruksuz küçük karides (maalesef tazesini bulamadığım için pişmiş donmuş olanını kullanıyorum)
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • yarım çay bardağı zeytinyağı
  • Tuz, karabiber, kekik
  • Yarım su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Nasıl pişiriyoruz?:

Küçük küçük kesilmiş soğanları ve biberleri tereyağı-zeytinyağı karışımında sote yapıyoruz. Bu arada mantarları ve domatesleri küp küp doğuruyoruz. Tencereye önce mantarları ekliyoruz, sularını iyice salıyorlar, sularını çekmeye yakın domates salçası koyuyoruz, iyice karıştırıp hemen domatesleri de ekliyoruz, tekrar sulanıyor ve domatesler biraz yumuşamaya başlayınca buzu çözülmüş karidesleri ekliyoruz. Eğer siz de donmuş karides kullanacaksanız, karidesin buzunun iyi çözülmüş olmasına dikkat edin, hala buzluyken tencereye eklenirse yemeğe suyunu bırakır, hoş olmaz. Yemeğimize dışarıdan hiç su eklemiyoruz, herşey kendi suyunda pişiyor ve bu yüzden de çok lezzetli oluyor. Bütün malzemeyi bir-iki kere çeviriyoruz, herşey harmanlanıyor. Karides zaten pişmiş olduğu için daha fazla pişirmeye gerek yok, özelliğini kaybedebilir, karidesin dişe dokunur olması makbuldur. En son tuzunu, karabiberini ve bolca kekiğini ekleyip karıştırıyoruz, altını kapatıp fırına alıyoruz yemeği. Ben fırına da girebilen bir tencere kullandım, ama tencereden fırın kabına da aktarabilirsiniz ya da tabii ki güveçte yapabilirsiniz. Fırına koyarken üzerine kaşar peyniri rendesi serpip ızgarayı açıyoruz, kaşar eriyene kadar bekliyoruz. Afiyet olsun.

 

Günün Menüsü:

  • Zerdeçallı Ezogelin Çorba
  • Top Top Kuru Köfte
  • Çam Fıstıklı Zeytinyağlı Patlıcan Yemeği
  • Tel Şehriyeli Bulgur Pilavı
  • Ev Yapımı Limonata