Bir yıl geride kalırken… Mangal sofraları için birkaç öneri

Rahmetli annemin lezzetlerini yaşatmak ve onlara daha nicelerini katmak için açtığım yemek blogum birinci yılını dolduruyor yarın, 23 Temmuz’da. Annemin 65. yaşgününde. Beğenilerini sunan ve ilgi gösteren herkese çok teşekkürler. Anneciğim, toprağın bol olsun.

Biliyorum blogda son 6-7 aydır çıt çıkmıyor ne yazık ki. İçine düştüğüm okul-çocuklar-ev zincirlemesi içinde en büyük ihmalkarlığımı istemeden de olsa bloga yaşattığım için gercekten çok üzgünüm. Hep aklımın bir köşesinde buraya uğramak olmasına rağmen “zaman” denilen dişli çark, hiç mola vermedi bana. Bu çok uzuuun zorunlu aradan sonra bugünkü post, yemek tarifinden ziyade bir kutlama/anma yazısı olduğu kadar yaz sofralarının vazgeçilmezi ızgara lezzetlerine iyi eşlik edeceğini düşündüğüm önerileri de içeriyor.

Şu sıralar belki bir çoğunuz iftar sofralarında mangal da yapıyor olabilirsiniz. Izgara tavuk, et ya da köfteyle uyum sağlayacak hafif ama lezzetli önerilerim şöyle: Kabaklı havuçlu tarator (hatırlattığın için teşekkürler Tuğba’cığım, annem de hep yapardı), kısır, zeytinyağlı semizotu (arzu edene sarımsaklı yoğurt eşliğinde), hardallı patates salatası, biber buğulama, ve karışık lahana havuç salatası (evet, kışı cağrıştırıyor, ama Amerika’da her mevsim bulunuyor ve ızgaraya çok yakışıyor).

Görsel

Afiyet olsun herkese…

Reklamlar

Milföy Kafesinde Tavuk Güveç – Davet sofralarınıza layık

Davet sofraları dostlarla bir araya gelmenin en lezzetli halidir. Sohbet eşliğinde yemek yemenin tadına doyulmaz. Rahmetli annem yemek yapmayı da misafir ağırlamayı da çok severdi. Büyük bir zevkle ve özenle sofralar hazırlardı birbirinden leziz yemekleriyle.

Bugün Amerika’da Noel kutlanırken biz de tatil gününden istifade Hintli arkadaşlarımızı yemeğe davet ettik ve çoluk çocuk çok keyifli bir öğleden sonra geçirdik. Acıya ve baharata düşkün olduklarını bildiğim için yemeklere biraz da fazladan acı ekledim.

Önceden sorup öğrendiğime göre dana eti tüketmediklerini bildiğim için tavuk etiyle yapabileceğim görünümü ile iştah kabartacak bir yemek arayışına girdim. Hayattayken de olduğu gibi canım anneciğim yine imdadıma yetişti. Annemin benim için hazırladığı tarif defterlerinden birinde bu tavuk güveç yemeğini gördüm. Lezzet tam yerindeydi, ancak görünümü için birazcık daha etkiye ihtiyacım vardı ve o da tamamen benim hayalgücüme kalmıştı. Sonuçta aşağıdaki tarif çıktı ortaya. Çok uğraştırıcı olmayan, aksine çocukların da yardımıyla zevkle yapılan bir yemek bu. Üstelik herkesin hem görünümüne, hem de lezzetine hayran kalması da garanti.

IMG_3439

Malzemeler:

  • Güveç sayısı kadar milföy hamuru
  • Küp küp doğranmış 500gr tavuk göğsü
  • Yine küp küp doğranmış ve tavuktan çok olmayacak miktarda mantar
  • 1 adet yemeklik doğranmış soğan
  • 3 diş sarımsak
  • 4-5 sap yeşil soğan
  • 2-3 adet yeşil biber
  • 3-4 orta boy domates
  • 2 çorba kaşığı elma sirkesi
  • 1 çorba kaşığı sodyumu düşük soya sosu
  • Zeytinyağı
  • Güveç kaplarını yağlayacak kadar tereyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • Tuz-karabiber
  • Arzuya göre yarım çorba kaşığı acı pul biber

Yapılışı:

Öncelikle tenceremize zeytinyağını alalım ve yemeklik doğranmış soğanları hafifçe pembeleşinceye kadar kavuralım. Tavukları ekleyelim ve suyunu salıp tekrar çekene kadar ara ara karıştırarak pişirelim. Bu arada yeşil soğanları, biberleri ve sarımsağı ince ince kıyalım. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayıp hazırda bekletelim. Tavuklar suyunu çekmeye yakın önce sarımsakları ekleyelim. 1-2 dakika çevirdikten sonra mantarları ekleyelim ve yine yemeğimiz sulanıp suyunu çekene kadar pişirmeye devam edelim. Yeşil soğanları ve biberleri de ekleyelim, 3-4 dakika daha pişirmeyi sürdürelim. En son domatesleri ekleyelim ve tuzunu, karabiberini ayarlayalım, biraz daha pişirmeye devam edelim. Ocağı kapatmadan 2 dakika önce sirkesini ve soya sosunu da ilave ederek karıştıralım ve ocağı söndürelim.

Yemeğimizi güveçlere bölüştürüp üzerine milföy hamurundan kafeslerimizi yerleştirmeden önce oda sıcaklığına inmesini beklemenizi tavsiye ederim, çok şart değil ama sıcak yemeğin üzerinde milföylerin hamur olması riskinden kurtulmuş olursunuz böylelikle. Yemeğimiz oda sıcaklığına inince güveç kaplarımızı tereyağı ile yağlayalım ve büyükçe bir tepsiye dizelim. Her bir kaba 2-3 kepçe yemeğimizden bölüştürelim. Milföy hamurlarını 7-8 şerit olacak şekilde keselim ve resimde görüldüğü gibi güveçlerin üzerine kafes örelim.

IMG_3436

Hamurların üzerine fırçayla yumurta sarısı sürelim ve önceden 200C (400F) derecede ısıtılmış fırına tepsiyle koyalım. Milföylerin üzeri kızarana kadar yaklaşık 15 dakika pişirelim, isterseniz son 2-3 dakika sıcaklığı üzerlerinden de verebilirsiniz. Kişi başına bir güveç gelecek şekilde servis edelim. Sıcak servis edilen bir yemek olduğu için daha rahat olur diye ayrı bir tabağın üzerinde servis etmeyi uygun görüyorum. Afiyet olsun.

IMG_3441

Davet menüm:

Badem Soslu Tavuk – Keramet sosunda…

Kavrulmuş kuruyemiş kokusu çocukluğumun en tatlı kokularındandır. Yaşadığımız şehirlerde hep bir tane çok sık ziyaret ettiğimiz kuruyemişçimiz olurdu. İceriye adımımı atar atmaz kavrulmuş kuruyemiş kokusuyla sarmaş dolaş olmaya bayılırdım. Badem de bu kuruyemişlerden biriydi. Çiğ bademle kavrulmuş bademin tatları ne kadar da farklı olur birbirinden, hiç fark ettiniz mi?

Tıpkı diğer çerez arkadaşları fındık ve fıstık gibi bademin de faydaları saymakla bitmiyor. En çarpıcı olanları: beden ve zihin yorgunluğuna iyi gelmesi, kalp krizi riskini azaltması ve kan şekerini düzenlemesi özellikleri olarak sayılabilir. Böyle sayısız yararları olan bu kuruyemişin, özellikle antioksidan etkisi yanında yine sayısız faydası olan zerdeçal ve sarımsakla birleştiğini düşünün. İşte bugünkü tarifimizin sosunda bu malzemeler var ve bu sos tavukla harika bir uyum yakalıyor gerçekten de. Artık lafı çok uzatmadan tarife göz atalım diyorum.

epicurious.com‘dan uyarlanmıştır.

Malzemeler:

  • Kemikli ya da kemiksiz tavuk eti (dört but ve bir kemikli göğüs kullandım ben)
  • 3/4 su bardağı file badem
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 6 diş sarımsak
  • 4 ince dilim tost ekmeği
  • 2 ½ su bardağı sebze suyu
  • 1/2 su bardağı sıcak su
  • 1 küçük soğan
  • 1 çorba kaşığı un
  • Ayrıca yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 2 tepeleme (Türk) çay kaşığı zerdeçal
  • Tuz-karabiber

Yapılışı:
Öncelikle orta boy bir tavada iki çorba kaşığı zeytinyağı ve bir çorba kasığı tereyağını kızdıralım ve bademleri kavurmaya başlayalım. Bademlerin hafif rengi dönmeye başlayınca, yaklaşık 3-4 dakika sonra, bir tabağa serdiğimiz kağıt havlunun üzerine alıp yağını süzdürelim.
Aynı tavaya kabuklarını soyduğumuz bütün sarımsakları ve küp küp kestiğimiz tost ekmeklerini alalım. Ekmek dilimlerini önce ekmek kızartma makinesinde kızarttım biraz. Böylece tavada sarımsaklarla aynı anda kızarmış oldular, zira tavada ekmeklerin kızarmasını beklerken sarımsaklar yanabilir. Ekmekleri sarımsaklarla birlikte tavada 5 dakika çevirelim ve hemen mutfak robotuna alalım. Bademlerin 2/3’sini süsleme amaçlı ayırıp 1/3’ini de mutfak robotuna ekleyelim ve sebze suyu, tuz, karabiber ve zerdeçalı da ilave edelim. Bu malzemeler kıvamlı bir karışım haline gelene kadar robotta karıştıralım.
Fırına da girebilen (şart değil, tencereden fırın kabına da aktarabilirsiniz) büyükçe bir tencereye yarım çay bardağı kadar kızartmaya uygun zeytinyağını koyalım ve tuzlayıp karabiberlediğimiz tavuk parçalarını alt üst ederek yaklaşık 12 dakika orta hararetli ateşte kızartalım. Bu kızartma işlemini tavukların pişmesinden çok, mühürlenip mevcut sularını içinde barındırmaları için yapıyoruz. Üstelik bu işlem, tavukların yemek içinde salacakları çiğ kokuyu da bir nebze azaltacaktır. Önlü arkalı mühürlenen tavukları bir tabağa alıp aynı tencereye küçük doğradığımız soğanları koyalım ve yüksek ateşte kenarları hafifçe karamelize olana kadar 5-6 dakika kavuralım. Soğanların üzerine unu serpip bir-iki dakika kavuralım ve üzerine tavukları koyalım. Kenarda beklettiğimiz badem sosumuzu da ekleyelim. Sos kaynayana kadar kapak açık, sos kaynadıktan sonra kapak kapalı çok kısık ateşte yemeğimizi 15 dakika pişirelim. Tencerenin kapağı kapalı olarak (kapak fırına girmiyorsa folyoyla kapatarak) 350F (175C) derecede ısıtılmış fırına alıp 20 dakika daha pişirelim. Bu fırınlama işlemi tavukların yumuşacık pişmesini garantileyecektir. Fırından çıkınca tavukları servis tabağına alıp daha önce kavurup bir kenara ayırdığımız bademleri üzerine serpip servis yapalım. Yanına sebzeli pirinç pilavı çok yakışıyor. Afiyet olsun.

Kabak Beğendili Tavuk Sote – Harika bir ikili

Beğendi denilince akla patlıcan gelir değil mi? Ama beğendi dolmalık yeşil kabakla da yapılıyor ve çok lezzetli oluyor. Özünde işlem aynı: ezilmiş sebze yağda kavrulmuş una eklenmiş sütle ve az biraz kaşar peyniriyle pişiriliyor. Sütün ve peynirin kabakla birleşimi gerçekten çok lezzetli ve kabağın yanına en çok yakışacak et de ancak tavuk eti olabilir. Sarımsakla ve sebzelerle sotelenmiş tavuk göğsü kabak beğendiyle harika bir ikili oluşturuyor.

Malzemeler:

  • 2 adet büyük boy dolmalık kabak
  • 2 parça tavuk göğsü
  • 2 adet orta boy domates
  • 2 adet orta boy yeşil biber
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 diş sarımsak
  • yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • tuz-karabiber

Yapılışı:

Tavuk göğüslerini kuşbaşı olarak kesin. Soğanı ve sarımsağı ince ince doğrayın. Genişçe bir tavaya ya da tencereye sıvı yağ koyup soğanı ve sarımsağı kavurmaya başlayın. Tavuk etlerini de ekleyin. 5-10 dakika kavurduktan sonra ince doğranmış biberi ve domatesi de ekleyin ve kavurmaya devam edin. Tuzunu ve karabiberini ekleyin. Tavuklar ve sebzeler sularını salıp çekinceye ve iyice pişinceye kadar karıştırın. Pişince kenara alıp bekletin.

Kabakları soyun, rendeleyin, suyunu süzün. Tereyağını tencereye alıp eritin, üzerine unu serpip hafif rengi dönene kadar kavurun. Yavaş yavaş sütü ilave edin ve topak topak olmadan karıştırıp koyu bir muhallebi kıvamı elde edin. Rendelenmiş ve suyu süzülmüş kabakları tencereye ekleyin, iyice karıştırın, tuzunu ve karabiberini yeterince atın. Beş-on dakika kabaklar pişene kadar karıştırın. En son kaşar peynirini ekleyip ocağı kapatın. Kullanacağınız kaşar peyniri tuzlu ise beğendiye koyacağınız tuz oranına dikkat edin. Beğendiyi iyice karıştırıp bir tabağa alın ve üzerine tavuk soteyi koyup servis yapın. Tabağı tereotu ile süsleyip zenginleştirebilirsiniz ki tereotu kabağa çok yakışır. Afiyet olsun.

Susamlı Lokum Tavuk – Yavan tavuğa son

Tavuğun göğüs kısmı diğer yerlerine oranla daha az yağlı, dolayısıyla daha az lezzetli olduğu için birçok kişiye yavan gelir. Ben de uzun süre bu yavanlıktan şikayet ederek tavuğun göğüs etini daha yumuşak, boğazda tıkanma duygusu yaratmayan ve daha lezzetli bir hale nasıl getiririm diye epey düşündüm. Sonuçta biraz Çin mutfağından esinlenerek, biraz da kabartma tozu mucizesinden faydalanarak adına tabiri caizse ‘lokum’ tavuk dediğim bir tarif cıkardım. Bu tarifle yaptığım tavuğun çocuklar tarafından da zevkle yenildiğini görünce ‘tamam, sınıfı geçmiştir’ dedim kendime:) Dışı hafif kızarmış, ama içi yumuşacık lokum gibi kalmış bu lezzetli tavuk bizim evde favori yemekler arasındaki yerini aldı çoktan.

Uzak Doğu ve Asya mutfaklarının en çok kullandığı malzemelerin başında gelir soya sosu. Herşeyde olduğu gibi soya sosunu ve diğer soya ürünlerini de ölçülü kullanmakta fayda var. Ben organik ve sodyum oranı düşürülmüş soya soslarını tercih ediyorum. Böylece soya sosunu kattığım yemeklerin tuz oranına da kendim karar vermiş oluyorum. Zaten yemeklerde tuza elimi hep korkak alıştırmışımdır ve yıllardır da damak tadımız bu yönde gelişti, salatalara da dahil olmak üzere, çok az miktarda eklediğim tuzun dışında pek tuz aramayız ve yiyeceklerin doğala daha yakın lezzetlerini böyle daha çok sevdiğimizi fark ettik. Zira aşırıya kaçıldığı takdirde tuzun hipertansiyonu tetiklediği bilinen bir gerçek. Yine ölçülü olalım, hiçbir şeyde aşırıya kaçmayalım diyorum. Son olarak bu tarife ufak bir detay olarak eklediğim susam hem hoş bir görünüm, hem de sürprizli bir lezzet kattı.

Susamlı Lokum Tavuk

Malzemeler

  • 750-800 gr kadar küp küp doğranmış tavuk göğüs eti
  • 2 çorba kaşığı soya sosu
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 2 çorba kaşığı susam
  • Tuz ve karabiber
  • İsteğe bağlı acı pul biber

Yapılışı

Malzemeleri iyice karıştırıp 2 saat kadar buzdolabında bekletiyoruz. Isıtılmış yapışmayan yüzeyli bir tavada yüksek ateşte karıştıra karıştıra kavurarak pişiriyoruz. Dışı hafif kızarıyor tavukların, ama içi yumuşacık kalıyor. Afiyet olsun.

Tavuklu Humuslu Ezme – Yemekten Mezeye…

Mutfağınızda önceki günden kalan yemekler tekrar ev halkına sunulduğunda suratlar değişiyor mu? Cevabınız evetse, o halde o yemekleri başka bir görünüme ve lezzete dönüştürmeyi deneyebilirsiniz. Örneğin annem, kalan pilavdan bazen yayla çorbası, bazen kadınbudu köfte yapardı ve kimsenin tanıyamayacağı başka bir görünümdeki önceki günün pilavı afiyetle mideye indirilmiş olurdu. Böylece mutfakta israfın da önüne geçilmiş olurdu.

 
Büyük oğlumu öğle saatlerinde yaz okuluna bırakıp eve dönerken kafamda malum soruyu evirip çeviriyordum: Akşama ne yesek? Birden aklıma dünkü kolay mantının tavuk ve nohutlarının kalan kısmını başka bir şekilde değerlendirmek geldi. Küçük oğlumu öğlen uykusuna yatırır yatırmaz mutfağa koştum ve bakın ne yaptım 🙂

Haşlanmış, didilmiş tavuk göğüslerini ve nohutları mutfak robotuna (food processor) koydum. Üzerine zeytinyağı, tahin, biraz su, tuz, karabiber, kimyon, paprika (tatlı kırmızı pul biber) ve bir diş sarımsak attım. Hepsini güzelce karıştırdım ve ortaya humus lezzetinde bir meze çıktı. Bu mezeyi isterseniz cipsin üzerinde atıştırmalık olarak yiyebilirsiniz veya havuç, kereviz, kırmızı biber ya da salatalık gibi sebzeleri dilimleyip mezeye bandırarak yiyebilirsiniz. Ya da benim gibi yufka üzerine sürebilirsiniz. Yufka olarak Amerika’da yaşayanların bildiği Meksika yufkaları “tortilla”yı kullandım. Çiğ olarak satılan daire şeklindeki bu yufkalarla gözleme, lahmacun gibi birçok şeyi hızlı ve zahmetsiz bir şekilde yapmak mümkün. Ben, bu mezeyi sürmek için hafifçe yağlanmış teflon tavada tortillayı alt üst ettim, çabuçak kızarıyor zaten ve ılınınca sekize böldüm. Dilerseniz bölmeden mezeyi yufkaya sürüp dürüm de yapabilirsiniz.


Siz de benim gibi bir humus-severseniz, bu meze tam size göre. Afiyet olsun 🙂

Ölçüleriyle malzemeler:

  • Yarım su bardağı haslanmış didilmiş tavuk eti
  • Yarım su bardağı haşlanmış nohut
  • 2 çorba kaşığı tahin
  • 1 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı su ya da ekşili arzu ederseniz limon suyu
  • Bir diş sarımsak
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kimyon
  • Paprika (tatlı kırmızı pul biber)

 

Tavuklu Nohutlu Kolay Mantı – Mutfaktan gelen cezbedici kokular…

Birkaç gün önce sizlere ilk defa merhaba dediğimden beri, zaten hızlı akmakta olan hayatımda zaman çok daha çabuk geçmeye başladı sanki. Kafamda uçuşmakta olan düşünceler, tarifler dört dönmeye başladılar. İçimde bir yerlerde saklanmış duran edebiyatçı yönüm de yillar sonra yeniden hayat bulma ümidiyle iceriye sızan ışıklara doğru hızla koşmaya başladı. “Durun, herkesin bir sırası var” deyip aklımdakileri sakinleştirmeye çalışıyorum. Bu heyecanda, blogun açılmasıyla gelen olumlu tepkilerin de büyük payı var elbet. İlgi gösteren, tebrik eden, yüreklendiren, destekleyen herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

Mantı açmak çoğu insan için zor bir iştir. Doğrudur, uğraştırıcıdır çünkü, el oyalar. Rahmetli annem de büyük ihtimal böyle düşünerek benim için hazırladığı ilk tarif defterinde “kolay manti” adını verdiği bir tarife yer vermiş. Ben o zamanlar tam zamanlı bir yüksek lisans öğrencisi ve araştırma görevlisiydim. Tabii ki mutfakta beni oyalayacak hiçbir şey için vaktim yoktu pek. Eşime genelde oldukça basit yemekler pişiriyordum. Hatta az sonra vereceğim tarifteki hamur açma kısmını tamamen atlayıp yerine makarna kullanıyordum çoğu zaman. Annemin tarifin üzerindeki “makarna kullanabilirsin, tavuk suyunda haşla, daha lezzetli olur” notunu dikkate alarak… Hamur lafı gözünüzü korkutmasın bu arada, çok fazla uğraştırıcı bir yönü yok bu tarifin. Klasik mantının aksine bu “kolay mantı”da tavuk kullanılıyor ve zengin besleyici içeriğiyle mutfağın önde gelen baklagillerinden nohuta da yer veriliyor. Nohut, bitkisel protein ve B vitaminleri ile demir, kalsiyum, fosfat ve fosfor gibi mineraller açısından çok zengindir.

Annemin bu yemeği bizler için dar zamanlarda yaptığını çok iyi hatırlıyorum. Ama yılda birkaç defa bildiğimiz mantıyı da açardı, o tarifi de sizlerle sonra paylaşacağım. Önce kolayından başlayalım 🙂 bu tarif, birbirinden farklı ama bir araya geldiklerinde uyum gösteren malzemelerden oluşuyor ve tereyağında kızdırılmış nane ve pul biber kokusuyla beni fena halde cezbediyor. Bu iştah kabartıcı koku, annemin mutfağından gelen ve insanı kendine çeken en güzel kokulardan sadece birisiydi.

Tavuklu Nohutlu Kolay Mantı

6-8 kişilik

Malzemeler:

Hamuru için

1 yumurta

1,5 su bardağı (360 ml) ılık süt

Kardığı kadar un (yaklaşık 5 su bardağı-675 gr un ediyor, biraz daha sağlıklı bir alternatif olarak unun iki bardağını tam buğday unu olarak kullanabilirsiniz, ben öyle yaptım ve hatta hamuru da tam buğday unuyla açtım)

Yarım tatlı kaşığı tuz

İçine

1 su bardağı (200 gr) nohut

3 parça tavuk göğsü

¼ tatlı kaşığı tuz

Üzeri için

250 gr yoğurt

2 diş sarımsak

1 çay kaşığı tuz

Sosu için

2 çorba kaşığı tereyağı (Amerika için unsalted butter)

1 çorba kaşığı kuru nane

Yarım çorba kaşığı kırmızı pul biber (Zevkinize göre acı ya da tatlı olabilir. Amerika’da yaşayanlar için acı isterseniz “cayenne pepper”, tatlı isterseniz “paprika” kullanabilirsiniz.)

Yapılışı:

Nohutu akşamdan ıslatın ya da bunu yapmaya vaktiniz olmayabilir, o halde cam kavanozlarda satılan nohut konservesini de kullanabilirsiniz.

Akşamdan ıslatılmış nohutu ertesi gün, süzün ve yıkayın. Tavuk göğüsleriyle birlikte tuzunu da ekleyerek haşlayın. Soğuyunca tavuk göğüslerini didikleyin, nohutlarla karıştırın.

Hamur için olan bütün malzemeyi karıştırın ve yoğurun. Hamuru yoğururken ununu yoğurdukça ekleyin çünkü yoğurulan hamur bulunduğunuz yerin sıcaklığı, elinizin ve malzemelerin ısısı gibi faktörlerden etkilenir, alacağı un bunlara göre değişkenlik gösterebilir. Hamuru yarım saat dinlendirin, iki eşit parçaya bölüp iki hamur bezesi elde edin ve oklavayla 40-45cm çapında iki ayrı yufkayı açabildiğiniz kadar ince açın.

Hamur açarken dikkat edilmesi gereken birkaç nokta:

  • Hamurla elinizde çok oynamamaya özen gösterin çünkü çürüyebilir.
  • Hamuru açacağınız yüzey mutlaka kuru olsun. Çalışacağınız yüzeyi önce unlamayı unutmayın.
  • Oklavanız da kuru ve unlanmış olsun.
  • Oklavanızı unlanmış hamur bezesinin üzerine yerleştirip yuvarlak hareketler yaparak bezeyi büyütün. Unlamaya devam ederek beze yaklaşık olarak servis tabağı büyüklüğüne geldiğinde oklavaya sararak açmaya devam edin. Yufkayı oklavaya sardıkça ellerinizi oklava üzerinde iki yana doğru hareket ettirin.
  • Açtıkça un serpmeyi ihmal etmeyin, ama un ne çok, ne az olmalı. Un çok olursa, unu hamura yedirmekte dolayısıyla yufkanızı büyütmekte zorlanırsınız. Un az olursa, oklavaya yufkayı sardığınızda hamur birbirine yapışır.
  • Açtığınız yufkaları, yenilerini açmak için bekletmeniz gerekiyorsa üzerlerini hafif nemli bir mutfak beziyle örtün, kurumasınlar.
  • Unutmayın, hamur açma işi el alışkanlığıyla ilgilidir. Ne kadar çok hamur açarsanız, o kadar ustalaşırsınız.

Açmış olduğunuz yufkayı ince şeritler halinde kesin, kurumaya başlayıp hafifçe kızarıncaya kadar orta ayarlı (350F-175C) fırında fırınlayın. Fırınlanan hamur şeritleri ılınınca beşer santimlik parçalara bölüp kaynamakta olan tavuk suyunda haşlayıp pişirin. Tavuk suyuna biraz su ekleyebilirsiniz. Hamurlar şeffaflaşmaya ve suyun üzerinde yüzmeye başlayınca pişmiş demektir.

Tabağa önce haşlanmış “mantı”nızı koyun, üzerine nohutlu tavukları ekleyin, en üste de tuzla ezilmiş sarımsağı karıştırdığınız yoğurdu koyun. Yoğurdun üzerine tereyağında kızdırılmış kuru nane ve kırmızı pul biber sosunu gezdirin.

Afiyet olsun 🙂

Püf noktası: Havan kasesinin içine küçük küçük doğradığınız sarımsakların üzerine tuz serperseniz, daha çabuk parçalanıp kolay ezilirler.