İftar Sofrası – İftariyelikler

photo 1

İftar sofralarının geleneksel Türk mutfağında çok özel bir yeri vardır. Özenle hazırlanmış, hafif ama besleyici yiyeceklerle oruç açmak ve ardından ana yemeklere geçmek uzman doktorlar tarafından tavsiye edilen Ramazan beslenme önerileridir. Benim çok sevdiğim dostlarım için geçenlerde zevkle hazırladığım iftar sofrasından iftariyelik örnekleri sunmak istiyorum bugün. Ana yemek öncesi, oruçtan çıkan mideleri hazırlayan ve fazla bir yük oluşturmayan iftariyeliklerin baştacı tabii ki hurma, zeytin çeşitleri ve hafif mezelerdir. Benim soframda da hurma ve zeytinlerin yanı sıra meze olarak humus, kahvaltılık çemen ve enginar ezme vardı. Pastırmalı puf böreğin tamamlayıcı lezzeti olarak pastırmalı kürdan sarma kanepelerim vardı. Son olarak mezelere eşlik etmesi için Ramazan’ın olmazsa olmazı ev yapımı Ramazan pidesi ve ferahlatıcı serinliğiyle susuzluk giderici ev yapımı limonatamız vardı. Pastırma ile tatlandırılan iki lezzetin çok kolay tariflerini paylaşmak istiyorum sizinle: pastırmalı puf börek ve kürdan sarma kanepeler.

Pastırmalı Puf Börek için malzemeler:
20 börek
  • 10 adet kare milföy hamuru
  • 15-20 yaprak pastırma
  • iki küçük domates
  • bir su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • yumurta sarısı

photo 3

Yapılışı:
Milföy hamurlarımızı oda sıcaklığına getirelim, tamamen erimiş olsunlar. Bu arada pastırmaları küçük kareler halinde keselim, domatesleri küp küp doğrayalım ve hepsini kaşar peynirleriyle karıştıralım. Bir küçük püf noktası: böreğin içinde sulanma yapmaması için domateslerin çekirdeklerini çıkaralım, kabuklarını soyalım, sularını mümkün olduğu kadarıyla sıkalım. Karıştırdığımız iç malzemesini, iki üçgen elde edecek şekilde kestiğimiz milföylerin her birine üçgenleri köşeden köşeye yine üçgen olarak kapatacak şekilde yerleştirelim. Kenarlarını parmaklarımızla, iyice yapışacak şekilde bastıralım. İsterseniz milföyleri henüz kare iken azıcık unlayıp merdane yardımıyla biraz büyütebilirsiniz. Boyutları küçük olunca daha bir atıştırmalık havasında oluyor bu börekler. Yirmi tane börek elde etmiş olacaksınız. Üzerlerine bir çorba kaşığı su ile çırpılmış yumurta sarılarını fırça ile sürelim. 375F (190C) derecede ısıtılmış fırında 25 dakika ya da üzerleri kızarana kadar pişirelim. Afiyet olsun.
Pastırmalı Kürdan Sarma Kanepeler için malzemeler:
(Sayısı isteğinize kalmış, o nedenle miktar belirtmeyeceğim)
  • Pastırma yaprakları
  • Kaşar peynir tarzı, tuzu az sertçe bir peynir çeşidi
  • Salatalık
  • Çekirdeği çıkarılmış ya da kırmızı biberle doldurulmuş yeşil zeytin
  • Kürdan

photo 2

Yapılışı:

Salatalıkları iyice yıkayıp boydan incecik dilimliyoruz. Peyniri küp şeklinde kesiyoruz. Peyniri önce pastırmaya, sonra salatalık dilimlerine sarıyoruz ve üzerine bir tane yeşil zeytin kondurup kürdanı boydan bastırarak hepsini tutturuyoruz. Salatalığın, pastırmanın kuvvetli tadını mükemmel bir şekilde dengelemesine ve malzemelerin birbirine olan uyumuna misafirleriniz bayılacak. Hemen servis yapmakta fayda var, ama bir saat buzdolabında bekleyebilir eğer gerekiyorsa. Afiyet olsun.

İftar Menüsü:

– İftariyelikler

– Ezogelin Çorbası

– Hünkarbeğendi

– Şehriyeli Pirinç Pilavı

– Zeytinyağlı Taze Fasulye

– Yoğurtlu Semizotu Salatası

– Çoban Salata

– Güllaç

 

 

Reklamlar

Acı Soslu Karides Şiş Izgara – Baharatlı, orijinal, çekici bir atıştırmalık

Karidesi çocukluğumdan beri çok severim. İçinde karides olan yemekler ve atıştırmalıklar hep favorim olmuştur. Misafirlerimin de karides sevdiklerini duyunca, hele de acılı ve baharatlı yemeklere her sofralarında yer verdiklerini öğrenince, acı soslu bu karides menümde kaçınılmaz bir şekilde yerini aldı. Halk arasında ‘böcek’ de denilen bu deniz mahsulünü aslında ayıklaması ve temizlemesi oldukça zahmetli, ama bir o kadar da lezzetli bir yiyecek. Neyse ki ben temizlenmiş, ayıklanmış ve hatta hafif de kaynatılmış ve dondurulmuş olarak satılanlardan alıyorum. Tazesi kadar lezzetli oluyor mu? Hayır, ama şartlar böyle gerektirince fazla da yapacak bir şey yok. Türkiye’de yetiştiriliyor mu bilmiyorum ama birçok deniz ülkesinde ‘jumbo’ tabir edilen iri boyutta, genelde kuyruğu üzerinde bırakılarak temizlenen ve kuyruğundan tutularak yenilen bir cinsi de mevcuttur.

Kızartması, salatası, güveci ve hatta sadece haşlanıp sosu batırılarak da tüketilen bu güzellik, ızgarada pişmiş ve hele de şişe takılmış olarak gelince sofraya, tadından yenmez bir hal aldı, benden söylemesi 🙂

Allrecipes websitesinden alınmıştır.

IMG_3438

Malzemeler:

  • 1 kilo kadar ayıklanmış, temizlenmiş karides (iri boy, kuyrukları üzerinde bırakılmış olanlardan olabilir, ben küçük boy kuyruksuz olanlardan kullandım)
  • 250 ml (1 su bardağı) zeytinyağı
  • ¼ su bardağı doğranmış maydanoz
  • 1 limonun suyu
  • 2 çorba kaşığı acı biber sosu (markette hazır satılanlardan, ama evde yoksa bir çorba kaşığı kadar acı pul biber de kullanabilirsiniz)
  • 3 diş dövülmüş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 2 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Tercihen bambu şişler

Yapılışı:

Büyükçe bir karıştırma kabında zeytinyağını, maydanozu, limon suyunu, acı sosu, sarımsağı, domates salçasını, kekiği, tuzu ve karabiberi karıştırın. Az bir miktarını pişerken fırçayla üzerine sürmek için ayırın. Kalan sosu karidesleri de koyduğunuz bir buzdolabı torbasına doldurun, karıştırın ve torbanın ağzını bağlayın. İki saat buzdolabında marine olmasını bekleyin.

Izgaranızı ısıtın ya da yakın. Karidesleri bambu şişlere dizin. Hafifçe yağladığınız ızgarada her bir tarafı 4-5 dakika pişirin. Pişirirken arada karideslerin üzerine daha önce ayırdığınız sostan sürün. Karideslerin şeffaf pembe rengini kaybetmemesine özen gösterin. Bu yüzden çok fazla ızgarada kalmasın, 4 ya da maksimum 5 dakika pişmesi için yetecektir. Afiyet olsun.

Tavuklu Humuslu Ezme – Yemekten Mezeye…

Mutfağınızda önceki günden kalan yemekler tekrar ev halkına sunulduğunda suratlar değişiyor mu? Cevabınız evetse, o halde o yemekleri başka bir görünüme ve lezzete dönüştürmeyi deneyebilirsiniz. Örneğin annem, kalan pilavdan bazen yayla çorbası, bazen kadınbudu köfte yapardı ve kimsenin tanıyamayacağı başka bir görünümdeki önceki günün pilavı afiyetle mideye indirilmiş olurdu. Böylece mutfakta israfın da önüne geçilmiş olurdu.

 
Büyük oğlumu öğle saatlerinde yaz okuluna bırakıp eve dönerken kafamda malum soruyu evirip çeviriyordum: Akşama ne yesek? Birden aklıma dünkü kolay mantının tavuk ve nohutlarının kalan kısmını başka bir şekilde değerlendirmek geldi. Küçük oğlumu öğlen uykusuna yatırır yatırmaz mutfağa koştum ve bakın ne yaptım 🙂

Haşlanmış, didilmiş tavuk göğüslerini ve nohutları mutfak robotuna (food processor) koydum. Üzerine zeytinyağı, tahin, biraz su, tuz, karabiber, kimyon, paprika (tatlı kırmızı pul biber) ve bir diş sarımsak attım. Hepsini güzelce karıştırdım ve ortaya humus lezzetinde bir meze çıktı. Bu mezeyi isterseniz cipsin üzerinde atıştırmalık olarak yiyebilirsiniz veya havuç, kereviz, kırmızı biber ya da salatalık gibi sebzeleri dilimleyip mezeye bandırarak yiyebilirsiniz. Ya da benim gibi yufka üzerine sürebilirsiniz. Yufka olarak Amerika’da yaşayanların bildiği Meksika yufkaları “tortilla”yı kullandım. Çiğ olarak satılan daire şeklindeki bu yufkalarla gözleme, lahmacun gibi birçok şeyi hızlı ve zahmetsiz bir şekilde yapmak mümkün. Ben, bu mezeyi sürmek için hafifçe yağlanmış teflon tavada tortillayı alt üst ettim, çabuçak kızarıyor zaten ve ılınınca sekize böldüm. Dilerseniz bölmeden mezeyi yufkaya sürüp dürüm de yapabilirsiniz.


Siz de benim gibi bir humus-severseniz, bu meze tam size göre. Afiyet olsun 🙂

Ölçüleriyle malzemeler:

  • Yarım su bardağı haslanmış didilmiş tavuk eti
  • Yarım su bardağı haşlanmış nohut
  • 2 çorba kaşığı tahin
  • 1 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı su ya da ekşili arzu ederseniz limon suyu
  • Bir diş sarımsak
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kimyon
  • Paprika (tatlı kırmızı pul biber)