Ezogelin Çorbası – Lezzetli bir mola

Mis gibi bir tas çorba, mideyi ana yemeğe hazırlayan en güzel başlangıçtır. Öyle şanslıyız ki Türk mutfağımız, çorbalar açısından çok zengin. Dünya mutfaklarından bu özelliğiyle bir çırpıda ayrılıyor bizim mutfağımız ve çeşit çeşit çorbalarıyla içimizi ısıtıp dertlere deva oluyor. Günümüzün herşeyiyle hızlı dünyasında yemek kültürü de hepten hızlandı ne yazık ki. Her öğünü en pratik şekliyle hızla soframıza koyalım derken özümüzün değerlerini kaybetmeyi riske etmemeliyiz. Çorba yapmak ve yemeğe çorbayla başlamak günlük hayatta çok da ihtiyaç duyduğumuz küçük molalardan biri olabilir belki, hem de lezzetli bir mola. Ezogelin çorbası, zengin besin değeri ve lezzeti ile mutfağımızın en güzel örneklerinden. İsminin güzelliği ile beni her daim cezbeden bu çorbanın isim annesi Ezogelin’e de buradan selam olsun.

Resim

Malzemeler:

– 1 su bardağı kırmızı mercimek
– 2 çorba kaşığı pirinç
– 2 çorba kaşığı ince bulgur
– 6 su bardağı sıcak su (yoğunluğu daha az bir çorba istenirse 8 su bardağı sıcak su konmalıdır)
– 1 küçük boy soğan
– 2 çorba kaşığı tereyağı
– 1 çorba kaşığı zeytinyağı
– 1 çorba kaşığı kuru nane
– 1 tatlı kaşığı zerdeçal
– 1 tatlı kaşığı tuz
– 1 tatlı kaşığı karabiber

Yapılışı:

Öncelikle kırmızı mercimeği ayıklayıp sudan geçirelim, düdüklü tencereye alalım. Düdüklü tencereniz yoksa, elbette normal bir tencere de işinizi görür, çorbanın pişmesi biraz daha uzun sürer sadece. Pirinci ve bulguru da ayıklayıp yıkayıp tencereye ekleyelim. Kuru nane, zerdeçal, tuz ve karabiberi tencereye dökelim. Çorbanın yoğunluğunu nasıl arzu ederseniz sıcak su miktarını da kararlaştırıp tencereye suyumuzu katalım. Düdüklü tencerenin ayarına göre ya da normal tencerede pişirme işlemini tamamlayalım. Bu arada bir tavada tereyağını eritip zeytinyağını da ekleyelim. Küp küp kestiğimiz soğanları bu yağ karışımında şeffaflaşana kadar pişirelim. Çorba tenceresine soğanları ekleyelim ve el mikseriyle pütürsüz bir hale gelene kadar karıştıralım. İsteğe göre fazladan kuru nane, pulbiber ve limon suyu ile sıcak olarak servis yapalım. Afiyet olsun.

Kinoalı (Quinoalı) Kırmızı Mercimek Çorbası – Tam besin, tam lezzet

20140208-174513.jpg

Güney Amerikalı medeniyet İnkalar kökenli, beş bin yıldır bilinen ve kullanılan bir çeşit tohum olan kinoa (quinoa) sunduğu faydalarıyla tam bir besin kaynağı. Protein, manganez, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko, E vitamini, B6 vitamini, riboflavin, niacin ve thiamine deposu olan bu şirin tohumlar aynı zamanda inek sütünün barındırdığından daha yüksek oranda kalsiyum ve diğer baklagillerin sağladığından daha fazla demir sunuyor. Glisemik endeksinin düşüklüğünün yanı sıra mükemmel bir antioksidan besin olma özelliği de taşıyor. Ayrıca gluten ve buğday içermediği için alerji riskinin düşüklüğü ve yüksek fiber oranıyla da dikkat çekiyor. Saymakla bitmeyen faydaları ile kinoa mutfakta demirbaşlar arasına girmeye çoktan hak kazandı ve ben de bu mucize tohumu ya da beş bin yıl önce adlandırıldığı şekliyle “İnkalar’ın altınını” yemeklerimde daha çok kullanmanın yollarını araştırıyorum. Bu araştırmada rastladığım bir kitap bana çok yol gösterdi. Bugünkü tarif de o kitaptan ve kinoayı (daha çok) sevmek için harika bir bahane. Kinoa ile ister yeni tanışmış olun, ister çoktan beridir kullanın, bu çorbaya bayılacaksınız. Üstteki resimde esmer kinoa ile yaptığım çorbayı görebilirsiniz.

20140208-174703.jpg
Esmer ve beyaz kinoa yanyana. Tat olarak bir farkları yok.

Tarif ve bilgiler Rena Patten’ın “Cooking with Quinoa” adlı kitabından uyarlanmıştır.

Malzemeler:
– 2 su bardağı kırmızı mercimek
– 2 domates (kabukları soyulmuş)
– 1 orta boy soğan
– 2 diş sarımsak
– 1 adet defne yaprağı
– 2 çorba kaşığı zeytinyağı
– 9 su bardağı su
– yarım su bardağı beyaz ya da esmer kinoa (quinoa)
– 3 Türk çay kaşığı kimyon
– tuz karabiber
– üzerine bol limon suyu

Yapılışı:
Kırmızı mercimeği ayıklayıp yıkayın. Büyükçe bir tencerede yemeklik doğranmış soğanı ve sarımsağı zeytinyağında kavurmaya başlayın. Domatesleri ve kırmızı mercimeği de ekleyin, bir-iki dakika çevirin. Tuz, karabiber ve defne yaprağını da ekleyip sekiz bardak sıcak suyunu koyun. Kaynayınca ateşi kısıp tencerenin kapağı aralık bir şekilde 30-35 dakika kaynatın. Yüzeye çıkan köpükleri kaşıkla alıp atın.

Bu arada yarım su bardağı kinoayı bir su bardağı suda pişirin, suyunu tamamen çekince pişmiş demektir. Kinoanın en önemli püf noktalarından biri, pişirmeden önce çok iyi yıkanması gerektiğidir. Birkaç defa yıkamakta fayda vardır. Kırmızı mercimekler pişince tencereden defne yaprağını alıp çorbayı el blenderi ile ezin. Akışkan bir püre haline gelmiş çorbaya önceden pişirdiğiniz kinoayı ekleyin, kimyonunu da katıp iyice karıştırın. İyice kısık ateşte bir dakika daha karıştırıp ocaktan alın. Üzerine limon sıkıp servis edin. Afiyet olsun.